⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 06:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrailli eski asker Ayelet Kroizer, ordu sözcülüğü biriminin askeri operasyonlara dair bilgileri manipüle ettiğini iddia etti.
- Kroizer, masum Filistinlilerin “terörist” olarak etiketlendiğini ve kamuoyunun algısının kasıtlı olarak yönetildiğini belirtti.
- “Sessizliği Bozmak” örgütünün yeni sözcüsü olan Kroizer, ordunun şeffaflıktan ziyade meşruiyet kazanmaya odaklandığını vurguladı.
İsrail ordusunun Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’da yürüttüğü askeri operasyonlara ilişkin kamuoyuna sunulan bilgilerin doğruluğu, eski bir askerin çarpıcı itiraflarıyla yeniden tartışmaya açıldı. İsrail Ordu Sözcülüğü biriminde görev yapmış olan Ayelet Kroizer, ordunun gerçekleri kamuoyuna sunarken sistematik bir manipülasyon uyguladığını ve masum sivilleri “terörist” olarak yaftaladığını iddia etti.
Ordu Sözcülüğünde Algı Yönetimi İddiaları
İsrailli sivil toplum kuruluşu “Breaking the Silence”ın (Sessizliği Bozmak) yeni sözcüsü olan Ayelet Kroizer, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, görev süresi boyunca ordunun bilgi paylaşım süreçlerine bizzat tanıklık ettiğini belirtti. Kroizer, ordunun bir kamu kurumu gibi değil, adeta bir halkla ilişkiler şirketi gibi hareket ettiğini savunuyor. Ordu sözcülüğünün temel amacının halkın haber alma hakkını korumak değil, İsrail halkının orduya olan güvenini artırmak ve askeri operasyonların meşruiyetini uluslararası arenada genişletmek olduğunu ifade etti.
Kroizer’in açıklamalarına göre, medyaya servis edilen her türlü ayrıntı, belirlenen stratejik hedeflere göre şekillendiriliyor. Bu durum, kamuoyunun gerçeği olduğu gibi değil, ordunun istediği çerçevede algılamasına neden oluyor. Bölgedeki jeopolitik gerilimler ve Mekke Anlaşması’na Muhalefet Şerhi: Husi Tehdidi Uyarısı gibi gelişmelerin yarattığı belirsizlik ortamında, bilginin manipüle edilmesi krizin derinleşmesine yol açıyor.
Masum Sivillerin “Terörist” Olarak Etiketlenmesi
Haberin en kritik noktalarından birini, operasyonlar sırasında hayatını kaybeden veya gözaltına alınan sivillerin durumu oluşturuyor. Kroizer, hazırlanan bilgilendirme metinlerinde “terörist” kelimesinin masum Filistinlilere de sıklıkla yapıştırıldığını itiraf etti. Medyaya servis edilen verilerin, hedeflenen kitleyi ikna etmek amacıyla kasıtlı olarak değiştirildiğini söyleyen eski asker, haksızlığın bir parçası haline gelmekten duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.
Kroizer, ordunun iletişim stratejisinin etik sınırları zorladığını vurgularken, bu durumun toplumsal algıyı yanıltma boyutu dikkat çekiyor. Tıpkı yanıltıcı reklam yapan mağazalara uygulanan idari yaptırımlar gibi, kamuoyuna sunulan bilgilerin de yanıltıcı olması durumunda ciddi bir etik ve hukuki sorumluluk doğurabileceği belirtiliyor.
Kroizer’in Dönüşümü ve Yeni Görevi
Ultra-Ortodoks (Haredi) bir toplumda büyüyen ve üç yıl önce askerlik muafiyetini iptal ettirerek orduya katılan Kroizer, yaşadığı tecrübeler sonucunda radikal bir görüş değişikliği yaşadı. Devletini savunma amacıyla başladığı askeri kariyerinin sonunda, ordunun uygulamalarını eleştiren bir sivil toplum kuruluşu olan “Sessizliği Bozmak” bünyesinde çalışmaya başlaması, İsrail iç siyasetinde de yankı buldu. Kroizer, ordunun operasyonel başarılarını sunarken ödediği bedelin “gerçekler” olduğunu ifade ederek sözlerini tamamladı.




