⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 422
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 05:39
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BDDK Eylül ayı verilerine göre, yüksek faiz ve enflasyon ortamında KOBİ ve bireysel kredi borçlarında takipteki alacaklar yükselişe geçti.
- KOBİ’lerin 320,2 milyar liralık, bireylerin ise 378,4 milyar liralık takipteki alacağı bulunurken, toplam borç yükü trilyonlarca liraya ulaştı.
- Bankalar, artan risklere karşı 1 trilyon 102 milyar liralık beklenen zarar karşılığı ayırarak batık kredi riskini yönetmeye çalışıyor.
Türkiye ekonomisinde yüksek faiz oranları ve enflasyonist baskıların devam etmesi, borçluluk oranlarını ve ödeme güçlüklerini beraberinde getiriyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından açıklanan Eylül ayı verileri, hem işletmelerin hem de bireysel tüketicilerin bankalara olan borçlarını ödemekte zorlandığını ve takipteki alacakların kritik seviyelere yaklaştığını gösteriyor.
KOBİ Borçlarında Takipteki Alacaklar Yükseliyor
Verilere göre, Türkiye genelinde 5,2 milyondan fazla KOBİ’nin bankalara toplam 7,7 trilyon liralık kredi borcu bulunuyor. Bu işletmeler arasında borçlarını ödemekte güçlük çeken 277 bin 500 KOBİ dikkat çekiyor. KOBİ segmentinde takipteki alacakların toplam kredilere oranı yüzde 4 seviyesini aşmış durumda. İşletmelerin büyüklüklerine göre yapılan sınıflandırmada; 218 bin 772 mikro, 40 bin 736 küçük ve 17 bin 992 orta ölçekli işletmenin kredi borçlarını ödeyemediği görüldü. KOBİ’lerin toplam takipteki alacak tutarı ise yaklaşık 320,2 milyar liraya ulaştı. Ekonomik dengelerin hassas olduğu bu dönemde, geçim sıkıntısı yaşayan sektörlerin borç yükü yönetilmesi gereken en önemli unsurlardan biri haline geldi.
Bireysel Borç Yükü ve Tüketici Kredileri
Borçluluk sorunu sadece işletmelerle sınırlı kalmayıp bireysel tüketicilere de sirayet etmiş durumda. Eylül ayı sonu itibarıyla tüketici kredilerinin toplam büyüklüğü 3 trilyon 516 milyar liraya ulaşırken, bireysel kredi kartı borçları 3 trilyon 541 milyar lira seviyesine çıktı. Vatandaşların bankalara olan toplam borcu 7 trilyonu aşarken, bu borçlar içindeki takipteki alacak miktarı 378,4 milyar lirayı buldu. Finansal piyasalardaki bu hareketlilik, ekonomik kriz risklerini ve borç yapılandırma ihtiyacını tekrar gündeme taşıdı.
Bankaların Kâr Marjları ve Ayrılan Karşılıklar
Artan takipteki alacaklar, bankaların bilançolarında risk yönetimi stratejilerini de değiştirmelerine neden oluyor. BDDK verileri, bankaların toplamda 917 milyar 254 milyon liraya ulaşan takipteki alacakları için 1 trilyon 102 milyar liralık “beklenen zarar karşılığı” ayırdığını ortaya koydu. Bu devasa kaynağın 681,2 milyar lirası doğrudan batık krediler için ayrılırken, 296,2 milyar lirası ise geri ödeme riski taşıyan krediler için ayrıldı.
Bankaların karlılık tarafında ise Eylül ayı net kârı 104,5 milyar lira olarak gerçekleşti. Yılın ilk 9 ayındaki toplam kâr ise 780,9 milyar liraya ulaştı. Ancak bankaların 9 aylık kâr artışının yüzde 16,6 seviyesinde kalması, enflasyon oranının altında bir büyüme yaşandığını gösteriyor. Bu durum, küresel finans devlerinin aksine, yerel bankacılık sektörünün enflasyon karşısında reel büyüme konusunda zorlandığına işaret ediyor.




