⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 476
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 12:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Siber saldırganlar, ele geçirdikleri WhatsApp ve Telegram hesaplarındaki geçmiş yazışmaları inceleyerek kullanıcıların iletişim tarzını taklit ediyor ve yakınlarından borç para istiyor.
- İstanbul Ticaret Üniversitesi uzmanları, özellikle güncellenmeyen işletim sistemleri ve sahte QR kodlar ile kimlik avı yöntemlerinin bu riskleri artırdığına dikkat çekiyor.
- Uzmanlar, iki adımlı doğrulamanın etkinleştirilmesi, doğrulama kodlarının paylaşılmaması ve açık oturumların düzenli kontrol edilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşın günlük iletişiminde kullandığı WhatsApp ve Telegram gibi popüler mesajlaşma uygulamaları, son dönemde siber dolandırıcıların yeni hedefi haline geldi. Hesaplara yetkisiz erişim sağlayan saldırganlar, kullanıcıların geçmiş yazışmalarını inceleyerek hedef alınan kişinin üslubunu ve yazım tarzını kusursuz bir şekilde taklit ediyor. Bu yöntemle ele geçirilen hesaplar üzerinden mağdurların aile üyelerine, arkadaşlarına ve iş çevrelerine “acil borç” veya “nakit ihtiyacı” bahanesiyle mesajlar gönderilerek maddi dolandırıcılık yapılıyor.
Yaşanan bu gelişmelerin ardından dijital güvenlik önlemleri yeniden gündemin ön sıralarına taşındı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İstanbul Ticaret Üniversitesi Siber Güvenlik Programı Başkanı Öğretim Görevlisi İbrahim Gündüzgil, saldırganların sahte bağlantılar, kimlik avı (phishing) ve gelişmiş sosyal mühendislik taktiklerinden yararlandığını belirtti. Güncel olmayan işletim sistemleri ve uygulamalardaki güvenlik açıklarının da bu tür siber saldırılara zemin hazırladığını ifade eden Gündüzgil, riskin sadece tek bir uygulama ile sınırlı kalmadığını, Telegram gibi platformlarda da benzer senaryolarla karşılaşıldığını aktardı.
Güncellenmeyen İşletim Sistemleri Büyük Risk Oluşturuyor
Son dönemde özellikle iOS işletim sistemine sahip mobil cihaz kullanıcılarının hesap güvenliğine yönelik çok sayıda başvuru aldıklarını dile getiren İbrahim Gündüzgil, yapılan incelemelerde güncellemeleri aksatılmış cihazların açık hedef haline geldiğini kaydetti. Dolandırıcılık girişimlerine karşı bireysel güvenliğin artırılması gerektiğini belirten uzmanlar, benzer teknolojik ve dijital gelişmelerin takibi için İspanya’dan İsviçre’ye Göç Eden Genç Kadının Aylık Geliri gibi küresel trendlerin yanı sıra günlük yaşamı etkileyen güncel analizlerin de yakından incelenmesinin farkındalık yaratacağını ifade ediyor. Öte yandan, ekonomik dengelerin ve enflasyonla mücadele süreçlerinin dijital güvenlik yatırımlarına etkileri de uzmanlarca Cevdet Yılmaz: Enflasyonla Mücadele Çok Yönlü Sürdürülüyor başlığı altında detaylıca ele alınıyor.
Hesap Güvenliği İçin Alınması Gereken Kritik Önlemler
Siber saldırılara karşı kullanıcıların alabileceği en temel önlemlerin başında iki adımlı doğrulama sisteminin etkinleştirilmesi geliyor. Uzmanlar, SMS veya uygulama üzerinden iletilen gizli doğrulama kodlarının kesinlikle üçüncü kişilerle paylaşılmaması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca akıllı telefonların işletim sistemleri ile yüklü uygulamaların düzenli olarak güncellenmesi, tespit edilen güvenlik açıklarının kapatılmasında hayati rol oynuyor.
WhatsApp Web ve Telegram Desktop gibi masaüstü hizmetlerin de dikkatli kullanılmaması durumunda güvenlik açığı yaratabileceği ifade ediliyor. Güvenilmeyen bilgisayarlarda açık bırakılan oturumlar veya sahte QR kodları vasıtasıyla kullanıcıların bilgisi dışında hesaplara sızrılabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların, hesaplarına bağlı cihazları düzenli aralıklarla kontrol etmesi ve tanımadıkları şüpheli bağlantıları derhal sonlandırması öneriliyor.
Dolandırıcılığa Uğrayanlar Ne Yapmalı?
İstanbul Ticaret Üniversitesi Bilgisayar Programcılığı Program Başkanı Öğretim Görevlisi Sabri Erdemir ise hesabı ele geçirilen kişilerin vakit kaybetmeden dijital delilleri güvence altına alması gerektiğini belirtti. Şüpheli mesajların ekran görüntülerinin alınması, kullanılan bağlantıların, dolandırıcıların telefon numaralarının, para yatırılması istenen banka hesap bilgilerinin ve varsa transfer dekontlarının eksiksiz olarak saklanması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, olay tarih ve saat bilgilerinin de kayıt altına alınarak yasal mercilere başvurulması gerektiğini hatırlatıyor.




