Gündem

Milas’ta Mermer Ocağı Projesi İçin ÇED Süreci Yeniden Başlatıldı

Muğla Milas'ta daha önce orman bütünlüğü gerekçesiyle durdurulan mermer ocağı projesi, artan kazı miktarı ve genişleyen sahasıyla yeniden gündemde.

OKUMA AYARLARI
Milas'ta Mermer Ocağı Projesi İçin ÇED Süreci Yeniden Başlatıldı
Milas'ta Mermer Ocağı Projesi İçin ÇED Süreci Yeniden Başlatıldı
📍 Konum: Muğla, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 439
🕐 Son Güncelleme: 03.11.2026 04:27

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Muğla’nın Milas ilçesine bağlı Çamlıbelen Mahallesi’nde bir mermer ocağı projesi için ÇED süreci yeniden başlatıldı.
  • Daha önce orman bütünlüğünü bozacağı gerekçesiyle reddedilen proje, bu kez daha geniş bir alan ve üç kat daha fazla yıllık kazı kapasitesiyle başvuru yaptı.
  • Proje kapsamında yaklaşık 4 bin 257 ağacın kesilmesi ve 22 yıl boyunca faaliyet gösterilmesi öngörülüyor.

Muğla’nın Milas ilçesinde, çevresel etkileri ve orman varlığı üzerindeki potansiyel sonuçlarıyla tartışılan mermer ocağı projesi yeni bir aşamaya geçti. Gülport Liman Hizmetleri Ticaret AŞ tarafından yürütülmesi planlanan mermer ocağı projesi için Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) süreci, şirketin yeni bir proje tanıtım dosyası (PTD) sunmasıyla birlikte yeniden tetiklendi.

Proje Kapsamı ve Yatırım Bedeli Büyüyor

Şirketin daha önceki başvurusu, Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nün “orman bütünlüğünü bozacağı” yönündeki olumsuz görüşü nedeniyle Şubat 2026’da sonlandırılmıştı. Ancak yeni başvuruda projenin ölçeğinde önemli değişiklikler yapıldığı görülüyor. Toplamda 39 milyon 570 bin TL yatırım bedeli öngörülen yeni projede, ruhsat sahasının yaklaşık 22 hektarlık bir kısmı faaliyet alanı olarak belirlendi. Önceki başvuruda 19.57 hektar olan ÇED alanı, yeni dosyada genişletilerek 22 hektara çıkarıldı.

En dikkat çekici değişiklik ise kazı miktarlarında yaşandı. İlk projede yıllık 50 bin metreküp olarak planlanan kazı hacmi, yeni dosyada tam üç katına çıkarılarak 150 bin metreküpe yükseltildi. Bu artış, maden işletmelerinin denetim süreçleri ve maden denetimlerindeki hedef sapmaları açısından kritik bir veri olarak değerlendiriliyor.

Orman Varlığı ve Çevresel Riskler

Yeni proje dosyasına göre, işletme sahasında yer alan ve tamamı orman niteliği taşıyan alanda yaklaşık 4 bin 257 ağacın kesilmesi hesaplanıyor. Kesilecek ağaçların büyük bir kısmını bölgenin ekosistemi için kritik öneme sahip olan kızılçamlar oluşturuyor. 22 yıl boyunca sürmesi planlanan faaliyetler sonucunda, yıllık kazı miktarları sabit kalırsa toplamda yaklaşık 8 milyon ton pasa (ekonomik değeri olmayan atık kayaç) oluşması bekleniyor. Bu atıkların depolanması için iki ayrı alan planlanmış durumda.

Çevresel güvenlik önlemleri kapsamında, Oluk Dere yatağının her iki yanında 10 metrelik bir koruma mesafesi bırakılması öngörülürken, faaliyetlerin bitiminde rehabilitasyon ve ağaçlandırma yapılacağı taahhüt ediliyor. Ancak bölgedeki doğal dengenin korunması ve risk haritalarının doğru kullanımı gibi konular, yerel halkın ve çevre örgütlerinin takibinde kalmaya devam ediyor.

Sosyal Etkiler ve Yasal Süreç

Proje alanına en yakın konutun yaklaşık 400 metre mesafede bulunması, sosyal etkiler açısından bir diğer hassas nokta olarak öne çıkıyor. Önceki başvuruda Orman Bölge Müdürlüğü, sahanın verimli orman alanında olması ve sosyal sorunların yaşanabileceği ihtimali nedeniyle projeye karşı çıkmıştı. Şirketin yeni başvurusu, Resmi Gazete’de yayımlanan yeni düzenlemeler ve güncel mevzuat çerçevesinde değerlendirilecek. Bakanlığın, önceki olumsuz görüşü yeni dosya kapsamında nasıl bir kriter olarak ele alacağı ise merak konusu.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr