⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 416
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 19:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Ankara’da düzenlenen Merkez Yönetim Kurulu toplantısının ardından Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’e yönelik sert açıklamalarda bulundu.
- Sarı, Yeni Parti’nin kuruluşunu “koltuk arayışı” olarak nitelendirirken, CHP’nin kurumsal kimliğinin örselenmesine İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki olası iş birliği nedeniyle göz yumduklarını itiraf etti.
- İki parti arasında ideolojik bir fark bulunmadığını belirten CHP yönetimi, ayrışmanın artık sürdürülemez bir boyuta ulaştığını kamuoyuyla paylaştı.
Ankara, Türkiye — Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Yeni Parti arasında siyasi kulisleri hareketlendiren tartışmalarda sert suçlamalar art arda geliyor. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısının ardından kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Müslim Sarı, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i doğrudan hedef aldı. Sarı, yaşanan ayrışmanın ideolojik bir temele dayanmadığını, tamamen kişisel siyasi hesaplaşmalar ve makam arayışından kaynaklandığını savundu.
Siyasi arenada yankı uyandıran bu açıklamalar, özellikle yerel yönetimlerdeki iş birliği dengelerini sarsacak nitelikte değerlendiriliyor. Türkiye genelinde yankı bulan bu tartışmalar, tıpkı DEM Parti 4 Kasım operasyonları için Meclis araştırması istedi gelişmesinde olduğu gibi meclis ve parti kulislerinin en sıcak gündem maddesi haline geldi.
“Altıok’tan Ne Farkınız Var?”
Konuşmasında Yeni Parti kanadına yöneltilen sorulara dikkat çeken Müslim Sarı, iki siyasi hareket arasında program ve vizyon açısından hiçbir fark bulunmadığını öne sürdü. Özel ve ekibine seslenen Sarı, “Neden Cumhuriyet Halk Partisi’ni böldünüz? Neden Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini bölerek kendinize başka bir parti inşa ettiniz? Sizin ideolojik, politik olarak Altıok’tan ne farkınız var?” sorularını yöneltti.
Ayrılığın yalnızca kongre takviminden kaynaklandığı yönündeki iddiaları reddeden CHP Sözcüsü, durumun çok daha derin bir makam hırsına dayandığını iddia etti. Sarı, “Bunun tek açıklaması var: Kendinize koltuklar inşa etmek istiyorsunuz. Koltuk arıyorsunuz kendinize. Burada bir siyasal mücadele yapmak yerine size bir parti gerekiyordu ve siz o partiyi kurdunuz” dedi.
İBB İş Birliği ve Kurumsal Kimlik Tartışması
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından biri ise İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ndeki (İBB) olası gelişmeler ve bu süreçte verilen tavizler oldu. Bazı belediye meclis üyelerinin parti disiplinine aykırı olarak başka bir siyasi harekete geçiş süreçlerinde rol oynadığını belirten Sarı, bu duruma neden sessiz kaldıklarını şu sözlerle açıkladı:
“Hatta bakın, biz çok büyük fedakarlıklar da yaptık bu konuda. Neydi o fedakarlıklarımız? Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliğinin zedelenmesini bile, örselenmesini bile sineye çettik. İstanbul’da ortaya çıkabilecek olası bir seçime karşı birlikte olalım, birlikte hareket edelim, bir ayrışma oluşmasın diye bunlardan bir kısmını sineye çettik. Ama bu artık sürdürülemez noktaya geldi.”
Yaşanan bu siyasi gerilimler, tıpkı Şile Belediyesi Davasında Sanık Savunmaları: Rant Düzeni İddiası haberinde olduğu gibi yerel yönetimler etrafındaki siyasi rekabetin ve ittifak arayışlarının ne kadar kırılgan bir yapıda olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.




