⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 315
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 19:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Emek Partisi İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçesini eleştirdi.
- Bayhan, bütçede ihracatçı patronlara 65 milyar lira ayrılırken tüketicinin korunmasına sadece 1,46 milyar lira bırakıldığını belirtti.
- Konuşmada işçilerin, çiftçilerin, esnafın ve moto kuryelerin sorunlarının görmezden gelindiği savunuldu.
Türkiye’nin başkenti Ankara’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığının 2027 yılı bütçe görüşmeleri sırasında tansiyon yükseldi. Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, bakanlık bütçesinin halkın geniş kesimlerine değil, bir avuç büyük sermaye grubuna ve tekele hizmet ettiğini ifade etti.
“Bütçe Büyük Sermaye Gruplarının Çıkarlarına Göre Hazırlandı”
Komisyon kürsüsünde yaptığı sert konuşmada Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın sunumuna değinen İskender Bayhan, ticaretin ve gümrük işlemlerinin kolaylaştırılması söylemlerinin kimin hayatına dokunduğunu sordu. İhracatçı patronlara ayrılan devasa kaynakların karşılığında; işçilerin, çiftçilerin, küçük üreticilerin, esnafın ve e-ticaret sektöründe zor şartlar altında çalışan moto kuryelerin taleplerinin tamamen yok sayıldığını dile getirdi. Bayhan, geçmişte özel sektörde üstlendiği yöneticilik görevlerine atıfta bulunarak Bakan Bolat’ın mevcut politikalarının sermayenin kasasını büyütmeyi amaçladığını savundu.
İhracat Destekleri ile Tüketici Koruması Arasındaki Uçurum
Bakanlığın 2027 yılı bütçe rakamlarındaki dengesizliğe dikkat çeken EMEP milletvekili, yaklaşık 65 milyar liralık kaynağın ihracat ve uluslararası ticaretin desteklenmesi için ayrıldığını aktardı. Buna karşılık, milyonlarca tüketiciyi korumaya yönelik ayrılan bütçenin sadece 1,46 milyar lirada kalmasının sınıfsal tercihlerin açık bir göstergesi olduğunu vurguladı. Bayhan, tıpkı rant düzeni iddiası tartışmalarında olduğu gibi, kamu kaynaklarının belirli bir azınlığın çıkarları doğrultusunda yönlendirildiğini belirtti.
Ülkedeki ekonomik dengesizliklerin ve yerel bazdaki gelişmelerin yanı sıra, benzer bir ekonomik sıkışmışlığın başka sektörlerde de hissedildiğini belirten gözlemciler, artan maliyetlerin vatandaşın alım gücünü düşürdüğünü ifade ediyor. Örneğin, temel tüketim ve gıda maddelerine erişimde yaşanan zorluklar, tıpkı öğrenci kent lokantası uygulamaları gibi sosyal destek mekanizmalarının önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Ancak merkezi bütçe harcamalarında bu tür sosyal desteklerin yetersiz kalması muhalefet milletvekillerinin başlıca eleştiri noktalarından biri olmayı sürdürüyor.




