Gündem

Figen Yüksekdağ: 4 Kasım Tutuklamaları Apoletsiz Bir Darbeydi

Eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 4 Kasım tutuklamalarının 11. yılında süreci "apoletsiz darbe" olarak nitelendirerek değerlendirdi.

OKUMA AYARLARI
Figen Yüksekdağ: 4 Kasım Tutuklamaları Apoletsiz Bir Darbeydi
Figen Yüksekdağ: 4 Kasım Tutuklamaları Apoletsiz Bir Darbeydi
📍 Konum: Kocaeli, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 379
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 13:29

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, 4 Kasım operasyonlarının 11. yıl dönümünde açıklamalarda bulundu.
  • Yüksekdağ, HDP’li siyasetçilere yönelik tutuklamaları “apoletsiz bir darbe” olarak nitelendirerek sürecin tüm muhalefete yayıldığını belirtti.
  • Barış ve Demokratik Toplum Süreci ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Yüksekdağ, Barış ve Siyasallaşma Kurulu’nun bir an önce çalışmaya başlaması gerektiğini vurguladı.

Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, HDP’li siyasetçilere yönelik gerçekleştirilen tutuklamaların 11’inci yıl dönümünde önemli değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan süreci sert bir dille eleştiren Yüksekdağ, 4 Kasım operasyonlarını “apoletsiz darbe” olarak tanımladı.

Gelişmelerin Türkiye’de hukuk sistemini derinden sarstığını belirten siyasetçi, benzer hukuki tartışmaların farklı alanlarda da devam ettiğini ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye genelindeki yargı süreçleri ve İmamoğlu davasında 104. duruşma gizli tanık ifadeleriyle sürüyor gelişmeleri gibi pek çok dosya kamuoyunda geniş yankı bulmaya devam ediyor.

“Cehennem Çukuruna Düştük”

Olağanüstü Hal (OHAL) dönemiyle başlayan ve bugüne kadar evirilen siyasi baskıların tüm muhalefeti tasfiye etmeyi amaçladığını savunan Figen Yüksekdağ, 4 Kasım sürecinde yaptıkları uyarıların haklı çıktığını belirtti. Yüksekdağ, “4 Kasım’da ‘bakın bugün bize, yarın herkese’ dedik. O günden bu yana da diyoruz. Cehennemin kapısı açılıyor dedik, maalesef haklı çıktık” dedi.

Baskıların artık toplumun en kılcal damarlarına kadar yayıldığına dikkat çeken Yüksekdağ, bu durumun bakkaldan manava, emekliden gazetecilere kadar geniş bir kesimi etkileyen bir cehennem çukuruna dönüştüğünü ifade etti. Öte yandan, toplumsal yaşamın farklı alanlarında yaşanan adli olaylar, İstanbul Pendik’te alacak verecek meselesi yüzünden silahlı saldırı gibi asayiş olaylarıyla birlikte ülke gündeminin karmaşık yapısını gözler önüne seriyor.

Barış Süreci ve Çerçeve Yasa Vurgusu

Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne dair de mesajlar veren Yüksekdağ, Abdullah Öcalan’ın sürecin başında buzkıran rolü oynadığını ve kendi sözünün arkasında durduğunu söyledi. Süreçte bir “donma durumu” yaşandığını belirten Yüksekdağ, Cumhur İttifakı başta olmak üzere tüm muhatapların sözlerinin arkasında durması ve somut adımlar atması gerektiğinin altını çizdi.

Meclis’te kabul edilen çerçeve yasanın hâlâ yürürlüğe konulmamasını eleştiren Yüksekdağ, şu soruları yöneltti: “Barış ve Siyasallaşma Kurulu neden çalışmaya başlamadı? AİHM ve AYM kararları neden uygulanmıyor? Kayyımlar neden çekilmedi? Cezaevlerindeki hasta mahpuslar, politik tutsaklar neden serbest kalmıyor?”

Sözlerinin sonunda kadınların barış sürecindeki kurucu rolüne dikkat çeken Yüksekdağ, kadınların yan yana gelerek oluşturduğu enerjinin toplumsal dönüşüm için kritik bir önem taşıdığını sözlerine ekledi.

REKLAMŞipŞakMedya – Görev yap para kazan

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr