⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 365
🕐 Son Güncelleme: 04.11.2026 19:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bursa İl Başkanlığı’nda düzenlediği basın toplantısında hükümetin dış politika tercihlerini sert bir dille eleştirdi.
- Günaydın, gündemdeki “Mekke Anlaşması”nın Türkiye’yi bölgesel çatışmaların bir aparatı haline getirebileceği uyarısında bulunarak, anlaşmanın arkasında Trump ve Netanyahu’nun olduğunu iddia etti.
- Hükümetin kişisel ilişkiler yerine kurumsal dış politika yürütmesi gerektiğini vurgulayan Günaydın, CAATSA yaptırımları ve F-35 süreci üzerinden iktidara yönelik eleştirilerini sıraladı.
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Bursa’da gerçekleştirdiği basın toplantısında Türkiye’nin dış politika stratejilerini ve gündemdeki “Mekke Anlaşması” tartışmalarını değerlendirdi. Günaydın, uluslararası ilişkilerin kişisel yakınlıklar üzerinden yürütülemeyeceğini belirterek, iktidarın izlediği politikaların Türkiye’yi stratejik bir çıkmaza sürüklediğini savundu.
Mekke Anlaşması ve Bölgesel Riskler
Toplantıda Mekke Anlaşması’na özel bir parantez açan Günaydın, anlaşmanın içeriğinin Türkiye’nin jeopolitik çıkarlarıyla örtüşmediğini ifade etti. Günaydın, “Bize Suudi Arabistan, Pakistan, Türkiye ve Mısır’ın bir araya gelmesi gerektiği söyleniyor. Ancak Mısır bu sürece dahil olmayacağını net bir şekilde ortaya koydu. Geriye kalan ülkeler üzerinden kurgulanan bu yapıda, Türk askerinin Husilere karşı Arapları savunması gibi bir misyon yüklenmeye çalışılıyor,” dedi.
Bu girişimin bölgesel bir barıştan ziyade belirli aktörlerin stratejilerine hizmet ettiğini vurgulayan Günaydın, “Bu anlaşmanın asıl talepkarları Trump ve Netanyahu’dur. Türkiye, bu hamlelerle ABD’nin İran operasyonlarının bir aparatı haline getirilmeye çalışılıyor,” ifadelerini kullandı. Bu tür diplomatik süreçlerin, ABD’nin İsrail’e yönelik askeri ve mali yardımları durdurma kararı gibi küresel kararlardan bağımsız okunamayacağını işaret etti.
CAATSA Yaptırımları ve F-35 Belirsizliği
Konuşmasında geçmişteki NATO Zirvesi’ne de değinen Günaydın, iktidarın ABD ile kurduğu ilişkilerin beklentileri karşılamadığını belirtti. CAATSA yaptırımlarının kalkacağı ve F-35 uçaklarının teslim edileceğine dair söylemlerin boşa çıktığını kaydeden Günaydın, “Trump’ın CAATSA yaptırımlarını kaldırması artık düne oranla çok daha zor görünüyor. Türkiye, parasını ödediği F-35’leri alamama riskiyle karşı karşıya kalmaya devam edecek,” diye konuştu.
Günaydın ayrıca, İspanya Başbakanı Sanchez’den küresel siyasi dalga açıklaması örneğinde olduğu gibi, ülkelerin kendi ulusal çıkarlarını koruması gerektiğinin altını çizdi. İktidarın meşruiyeti yabancı liderlerden değil, kendi halkından alması gerektiğini belirten Günaydın, dış politikadaki “kişisel dostluk” anlayışının terk edilmesi gerektiğini vurguladı.
Toplantıda ayrıca Ali Mahir Başarır görevinden istifa edeceği iddialarını yalanladı konusu da gündeme geldi ancak Günaydın, ağırlıklı olarak dış politikadaki mevcut kırılganlıkların Türkiye’ye maliyeti üzerinde durmayı tercih etti.




