⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 15:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ASO ve TTGV, Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşecek COP31 konferansı öncesinde sanayinin yeşil ve dijital dönüşümü için ortak bir bildiri hazırladı.
- Bildiri, gelişmekte olan ülkelerin teknoloji üreten aktörlere dönüşmesini ve KOBİ’lere yönelik erişilebilir finansman mekanizmalarının güçlendirilmesini hedefliyor.
- İki kurum, 16 Kasım’da Türkiye Pavilyonu’nda düzenlenecek özel bir etkinlikte sanayinin dönüşüm stratejilerini detaylandıracak.
Ankara Sanayi Odası (ASO) ve Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı (TTGV), küresel iklim gündeminin en önemli basamaklarından biri olan COP31 İklim Değişikliği Konferansı öncesinde, sanayinin geleceğine dair kritik bir ortak çağrı metni yayımladı. “Gelişmekte Olan Ülke Sanayilerinin İkiz Dönüşümü” başlığını taşıyan bildiri, sanayide yeşil ve dijital dönüşümün eş zamanlı yürütülmesinin zorunluluğuna vurgu yapıyor.
Sanayide Teknoloji ve Finansman Odaklı Strateji
ASO ve TTGV tarafından hazırlanan ortak metne göre, gelişmekte olan ülkelerin iklim hedeflerine ulaşabilmesi için sadece teknolojiyi kullanan değil, aynı zamanda bu teknolojileri geliştiren ve üreten aktörlere dönüşmeleri gerektiği belirtildi. İklim finansmanının sadece kağıt üzerinde kalmaması, KOBİ’lerin de doğrudan yararlanabileceği somut yatırım mekanizmalarına dönüştürülmesi çağrısı yapıldı. Bu noktada, girişimcilik ekosistemine sağlanan destekler gibi mekanizmaların, yeşil teknoloji üretimine entegre edilmesi gerektiği savunuluyor.
Uluslararası İşbirlikleri ve Teknolojik Eşitsizlik
ASO Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Ardıç, Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı COP31’in, gelişmekte olan ülkeler için büyük bir fırsat olduğunu ifade etti. Ardıç, “Finansman ve teknolojiye erişimdeki güçlükler, işletmelerimizin rekabet gücünü tehdit ediyor. Ülkeler arasındaki teknoloji farkını azaltacak ortak AR-GE ve üretim programlarına odaklanmalıyız” değerlendirmesinde bulundu. Ardıç’ın vurguladığı bu stratejik yaklaşım, COP31 İklim Değişikliği Konferansı Hazırlıkları kapsamında yürütülen çalışmalarla da paralellik gösteriyor.
“İlk Riski Üstlenecek Mekanizmalar Kurulmalı”
TTGV Yönetim Kurulu Başkanı Değerhan Usluel ise sanayideki en büyük engelin, laboratuvar ortamındaki teknolojilerin gerçek üretim sahasına aktarılamaması olduğunu belirtti. Usluel, “Teknolojik dönüşümü hızlandırmak için ilk riski üstlenecek, demonstrasyon projelerini destekleyecek ve elde edilen bilgiyi şeffaf bir şekilde paylaşacak mekanizmaları güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.
ASO, COP31 süresince Yeşil Bölge’de kuracağı stantta ASO Teknopark, Model Fabrika ve METES gibi birimleriyle çalışmalarını sergileyecek. Ayrıca 16 Kasım tarihinde Mavi Bölge’deki Türkiye Pavilyonu’nda düzenlenecek panelde, nükleer enerjinin arz güvenliği ve sanayinin yeşil dönüşümü üzerindeki etkileri detaylandırılacak. Türkiye’nin küresel iklim politikalarındaki bu aktif duruşu, diğer gelişmekte olan ekonomiler için de bir model oluşturma potansiyeli taşıyor. Hatırlanacağı üzere, geçmiş dönemde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası rezervleri gibi ekonomik göstergeler de Türkiye’nin yatırım ortamının gücünü destekleyen veriler olarak öne çıkmıştı.




