⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 503
🕐 Son Güncelleme: 06.11.2026 23:53
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 3. Türkiye-Japonya Yatırım Forumu, Japonya’nın başkenti Tokyo’daki Birleşmiş Milletler Üniversitesinde iki ülkenin iş dünyası ve kamu kurumlarından yaklaşık 200 temsilcinin katılımıyla gerçekleştirildi.
- Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ve UNIDO işbirliğinde düzenlenen forumda, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılara sunduğu stratejik avantajlar ve bölgesel merkez olma potansiyeli vurgulandı.
- Yetkililer, forumun Türkiye’yi merkez alarak Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya gibi üçüncü ülke pazarlarına açılmak adına önemli iş fırsatları barındırdığını kaydetti.
Japonya’nın başkenti Tokyo’da, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkileri derinleştirmeyi amaçlayan 3. Türkiye-Japonya Yatırım Forumu büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Birleşmiş Milletler Üniversitesinde düzenlenen organizasyon; Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi, Japonya Dış Ticaret Teşkilatı (JETRO) ve Birleşmiş Milletler Sınai Kalkınma Teşkilatı (UNIDO) işbirliğiyle hayata geçirildi.
Türkiye’nin Tokyo Büyükelçiliği, Japonya Ekonomi, Ticaret ve Sanayi Bakanlığı, Japonya İş Federasyonu ve Japonya Yurtdışı Yatırım Enstitüsünün destek verdiği foruma, iki ülkenin iş dünyasından, kamu kurumlarından ve uluslararası kuruluşlardan yaklaşık 200 temsilci katılım gösterdi. Etkinlik boyunca jeoekonomik gelişmeler, tedarik zinciri güvenliği ve karşılıklı yatırımların artırılmasına yönelik potansiyel alanlar masaya yatırıldı.
Türkiye Stratejik Bir Bölgesel Merkez Sunuyor
Forumun açılış oturumunda konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkan Yardımcısı Bekir Polat, Türkiye’nin uluslararası yatırımcılar açısından taşıdığı stratejik önemin yalnızca iç pazarın büyüklüğüyle sınırlandırılmaması gerektiğini belirtti. Polat, Türkiye’nin 86 milyonluk nüfusuyla önemli bir tüketici pazarı olmasının yanı sıra, Avrupa Birliği ile Gümrük Birliği ilişkisine ve çok sayıda ülkeyle serbest ticaret anlaşmasına sahip olduğunu hatırlattı.
Bu altyapı sayesinde Türkiye’de üretim yapan şirketlerin 1 milyarı aşkın tüketiciye erişim imkanı elde ettiğini vurgulayan Polat, “Japon şirketlerinin Türkiye’yi yalnızca Türkiye pazarına yönelik bir yatırım destinasyonu olarak değil, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya’ya erişim sağlayan daha geniş bir bölgesel merkez olarak değerlendirmelerini istiyoruz” ifadelerini kullandı. Küresel ticaretteki dönüşümlerin yakından takip edildiği bu dönemde benzer stratejik adımlar, geçmişte Oruç Reis Gemisi Petrol Arama İçin Pakistan’a Gidiyor haberinde olduğu gibi uluslararası işbirliklerinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Güvenilirlik ve Ekonomik Dayanıklılık Vurgusu
Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Oğuzhan Ertuğrul ise jeopolitik ayrışmaların ve tedarik zinciri kırılganlıklarının arttığı günümüz küresel şartlarında ekonomik güvenlik ve dayanıklılığın hayati önem kazandığına dikkat çekti. Ertuğrul, yeni jeoekonomik ortamda güvenilirliğin en temel stratejik değerlerden biri olduğunun altını çizerek, “Türkiye ve Japonya, bu güveni nesiller boyunca inşa etmiştir” dedi.
Türkiye’nin Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika’nın kesişim noktasında üretim, araştırma-geliştirme ve lojistik için benzersiz bir merkez sunduğunu dile getiren Büyükelçi Ertuğrul, iki ülke arasındaki ortaklığın ekonomik güvenlik, üçüncü ülkelerde işbirliği ve enerji olmak üzere üç ana alanda ilerletilmesi gerektiğini kaydetti. Benzer şekilde, küresel arenadaki stratejik gelişmeler ve dış politika tartışmaları, Yunanistan’da Türkiye-Libya Anlaşması Eleştirisi: Zamanında Harekete Geçemedik başlığıyla uluslararası kamuoyunda da geniş yankı bulmaya devam ediyor.
Üçüncü Ülke Pazarlarına Açılım Fırsatları
UNIDO Tokyo Ofisi Başkan Yardımcısı Hideki Murakami ise forumun en temel temalarından birinin Türkiye’yi merkez alarak üçüncü ülke pazarlarına açılmak olduğunu ifade etti. Murakami, Avrupa, Orta Doğu ve Orta Asya’yı birbirine bağlayan Türkiye’de, Japon şirketlerinin teknoloji ve kalite yönetimi alanındaki üstün deneyimleri ile Türk şirketlerinin güçlü pazar bilgisi ve yerel iş ağlarının birleştirilmesinin yeni ve kazançlı iş fırsatları yaratmasını beklediklerini sözlerine ekledi.




