⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 383
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 05:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Diyanet İşleri Başkanlığı, 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü öncesindeki cuma hutbesinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’e yer vermedi.
- Söz konusu tutumun, 2010 yılından bu yana üç farklı başkanlık dönemini kapsayan 5 bin 839 gündür devam ettiği belirtiliyor.
- Vatandaşlar ve toplumun çeşitli kesimleri, kurumun kurucusuna yönelik bu yaklaşımını eleştirerek tepki gösterdi.
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından okunan son cuma hutbesi, milli değerler ve kurumun tarihi misyonu açısından tartışmaların odağına yerleşti. Mustafa Kemal Atatürk’ün bedenen aramızdan ayrılışının yıl dönümü olan 10 Kasım yaklaşırken, hazırlanan hutbe metninde Cumhuriyetimizin kurucusuna dair herhangi bir anmaya veya atıfa yer verilmedi.
“İbadet” Başlıklı Hutbede Atatürk Eksikliği
10 Kasım tarihine yalnızca dört gün kala, camilerde okunan “İbadet” başlıklı hutbede; insanların sevinç ve kederlerini paylaşmasının önemi ile geride bırakılması gereken iyilikler üzerinde duruldu. Ancak, ülkenin bağımsızlık mücadelesinin lideri ve aynı zamanda Diyanet İşleri Başkanlığı’nı kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün ismi, metnin hiçbir yerinde geçmedi. Bu durum, siyasi ve sosyal gündemin yoğunlaştığı bu dönemde toplumda geniş yankı uyandırdı.
Vatandaşlar, kurumun kendi kurucusuna karşı takındığı bu mesafeli tutumu eleştirerek, “Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Diyanet’in, kurucusuna bir rahmet dilemeyi çok mu görüyorsunuz?” ifadeleriyle tepkilerini dile getirdi. Özellikle milli bayramlar ve anma günleri öncesinde hazırlanan metinlerde bu eksikliğin tekrarlanması, kurumsal gelenekler açısından soru işaretleri yarattı.
16 Yıllık Süreç ve Değişen Başkanlıklar
Diyanet İşleri Başkanlığı’ndaki bu yaklaşım, yeni bir durum olmaktan ziyade uzun bir geçmişe dayanıyor. Geçmiş dönemlerde, özellikle Ali Bardakoğlu’nun başkanlık yaptığı yıllarda, önemli milli günlerde ve anma tarihlerinde hutbelerde Atatürk’ün anıldığı ve kendisine rahmet dilendiği biliniyor. Ancak 11 Kasım 2010 tarihinde göreve başlayan Mehmet Görmez döneminden itibaren bu tutumda belirgin bir değişim gözlemleniyor.
Mehmet Görmez döneminde başlayan bu süreç, 2017 yılında göreve gelen Ali Erbaş döneminde de aynı şekilde devam etti. 2025 yılında göreve getirilen Safi Arpaguş döneminde de hutbe metinlerinde benzer bir yaklaşımın sürdürülmesi dikkat çekiyor. Yapılan incelemelere göre, bu tutumun devam ettiği toplam süre 5 bin 839 güne, yani yaklaşık 16 yıla ulaşmış durumda.
Toplumsal Hafıza ve Kurumsal Kimlik Tartışmaları
Uzmanlar, dini metinlerin toplumsal birleştiricilik ve milli değerlerle uyumu konusunda hassas bir dengede durması gerektiğini belirtiyor. Milli değerlerin ve kültürel etkinliklerin önem kazandığı süreçlerde, kurumların kurucu değerlere sahip çıkması bekleniyor. Diyanet’in, Cumhuriyet değerleri ve kurucu irade ile olan bağının hutbeler aracılığıyla vurgulanmaması, toplumsal hafıza açısından tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor.




