⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 361
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 19:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD Başkanı Donald Trump, göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen Stephen Miller’ı Beyaz Saray’ın iki numaralı koltuğuna getirdiğini duyurdu.
- Ara seçimlerde Demokratların Kongre’de çoğunluğu sağlamasının ardından yapılan bu atama, Washington’da hem Demokratlar hem de bazı Cumhuriyetçiler tarafından sert bir şekilde eleştirildi.
- Muhalefet ve eleştirmenler, bu hamleyi ülkenin siyasi tarihinde yapılan en tehlikeli atamalardan biri olarak nitelendirirken, tartışmaların dış politika ve küresel gelişmeler üzerindeki yansımaları da yakından takip ediliyor.
ABD siyasetinde yankı uyandıran son gelişmeler kapsamında, Washington’da yeni bir tartışmanın fitili ateşlendi. ABD Başkanı Donald Trump, göçmen karşıtı katı tutumuyla tanınan ve iç güvenlik danışmanlığı görevini yürüten Stephen Miller’ı Beyaz Saray genel sekreterliğine getirdi. Görevini devreden Susie Wiles’ın ardından koltuğa oturan 41 yaşındaki Miller’ın terfisi, başkentte geniş yankı uyandırdı.
Geride bıraktığımız günlerde yapılan ara seçimlerde Demokratların Kongre’de çoğunluğu elde etmesi, ABD’deki güç dengelerini kökten değiştirmişti. Trump’ın bu stratejik hamlesi, yaklaşan yasama döneminde Demokratların denetim ve soruşturmalarına karşı sıkı bir siyasi mücadeleye hazırlanıldığının işareti olarak yorumlandı. Öte yandan, Washington yönetiminin bu tür iç ve dış politikadaki hamleleri, dünyadaki diğer kriz noktalarıyla ilgili uluslararası ilişkiler dengesini de doğrudan etkiliyor.
Siyasi Çevrelerden Sert Eleştiriler
Trump’ın en güvendiği isimlerden biri olarak bilinen Miller’ın başkandan sonraki en güçlü koltuğa oturtulması, muhalefet kanadında büyük bir öfkeyle karşılandı. Demokrat siyasetçiler Miller’ı hedef alarak son derece sert açıklamalarda bulundular. Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların lideri Hakeem Jeffries, Miller’ın ellerinin Amerikan kanına bulaşmış pervasız bir aşırılıkçı olduğunu savunarak acilen görevden alınması çağrısında bulundu.
Maryland Senatörü Chris Van Hollen ise söz konusu atamayı Amerikan halkının iradesine karşı yapılmış bir hamle olarak nitelendirdi. Benzer şekilde, ABD’nin uluslararası arenadaki konumunu ve küresel güvenlik dinamiklerini etkileyen bu tür atama süreçleri, tıpkı küresel ekonomik ve stratejik dengeler gibi yakından izleniyor.
Cumhuriyetçi Parti İçinde Görüş Ayrılıkları
Atama kararını savunan Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, Miller’ın ilk günden beri Trump’ın yanında yer aldığını ve başkana karşı sadakatle mücadele ettiğini belirtti. Buna karşın, Cumhuriyetçi parti içinde de bu karardan rahatsızlık duyan isimler bulunuyor. Ara seçimlerde koltuğunu koruyan Indiana Kongre Üyesi Marlin Stutzman, kitlesel sınır dışı etme politikalarının halkta karşılık bulmadığını belirterek eleştirilerini dile getirdi. Trump’ın ilk döneminde İç Güvenlik Bakanlığı’nda görev yapmış olan Miles Taylor da Miller’ın yeni görevinin Amerikan cumhuriyet tarihindeki en riskli tercihlerden biri olduğunu öne sürdü.




