⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 405
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 11:19
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- [İzmir’de 2018 yılında bir inşaat şantiyesinde ölü bulunan Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili açılan davada kritik bir duruşma gerçekleştirildi.]
- [22 saat süren yargılamanın ardından İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi, aralarında çeşitli sanıkların da bulunduğu 12 kişi hakkında tahliye kararı verdi.]
- [Davada kasten öldürme, görevini kötüye kullanma ve delilleri yok etme suçlamalarıyla toplam 26 şüpheli yargılanmaya devam ediyor.]
İzmir’de 13 Mayıs 2018 tarihinde bir inşaat şantiyesinde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüyle ilgili yürütülen hukuki süreçte önemli bir aşamaya gelindi. Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu olan Dorukhan Büyükışık’ın ölümünün, başlangıçta kayıtlara intihar olarak geçmesi üzerine başlatılan yeni soruşturma kapsamında görülen davada, 22 saat süren yoğun bir duruşma maratonu yaşandı. İzmir 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma sonucunda, mahkeme heyeti 12 sanık hakkında tahliye kararı verdi.
Davanın Geçmişi ve Suçlamaların Kapsamı
Olayın ilk aşamasında intihar olarak değerlendirilen ölümün ardından, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan yeni soruşturma, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Soruşturma kapsamında, dönemin emniyet görevlileri hakkında görevi kötüye kullanma suçundan bir yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Dosyanın derinleşmesiyle birlikte, şantiyede görevli bekçiler ve işçiler hakkında ise kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Hukuki süreçlerin karmaşıklığı, fon soruşturmasında örgüt lideri kim sorusu gündemde olan dosyalar gibi detaylı ve titiz bir inceleme gerektiriyor.
Genişletilen Soruşturma ve Eş Zamanlı Operasyonlar
Yargılama sürecinde soruşturmanın genişletilmesiyle birlikte, aralarında tutuksuz yargılanan sanıkların da bulunduğu 26 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İzmir İl Jandarma Komutanlığı TEM Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından 21 Mayıs’ta İzmir merkezli 9 ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda, inşaat firması sahipleri, polis memurları ve işçiler dahil toplam 26 kişi gözaltına alındı. Adliyeye sevk edilen sanıklardan; Tanyer İnşaat firması ortakları, dönemin Narlıdere Emniyet Müdürü ve Olay Yeri İnceleme Büro Amiri de aralarında bulunduğu toplam 26 şüpheli tutuklandı.
Delilleri Yok Etme ve Yalancı Tanıklık İddiaları
Geçtiğimiz Eylül ayında hazırlanan ek iddianame ile davanın boyutu daha da büyüdü. Alınan yeni ifadeler ve toplanan deliller doğrultusunda; inşaat firması yetkilileri ve bazı çalışanlar hakkında suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Ayrıca, emniyet mensupları hakkında da aynı suçtan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi. Adalet mekanizması, kiralık evlerde tamir masrafları kime ait gibi sivil hukuk meselelerinden çok daha ağır yaptırımlar içeren bu tür ağır ceza dosyalarında, delillerin korunması ve gerçeğin ortaya çıkarılması noktasında kritik bir rol oynuyor.
Mahkeme süreci, ek iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte birleştirilerek devam etmektedir. Davanın seyri, toplanan yeni deliller ve tanık beyanları ışığında yargılamanın geleceğini belirleyecektir.




