⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 428
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 04:02
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mekke Anlaşması’nın Meclis’teki oylamasında CHP’li 44 milletvekilinden 25’i kabul oyu kullanırken, 19 milletvekili oylamaya katılmadı.
- Oylamaya katılmayan isimler arasında parti yönetiminde kritik görevler üstlenen vekil ve yöneticilerin yanı sıra eski grup başkanvekilleri de yer aldı.
- Katılmayan vekillerin bir kısmının mazeretleri (il dışı program, bütçe çalışmaları) bulunurken, bir kısmının anlaşmaya yönelik sessiz bir tepki gösterdiği belirtiliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içerisinde, Meclis gündemine gelen Mekke Anlaşması‘nın oylama süreci, parti içi dinamikleri ve vekillerin tutumları açısından önemli bir tartışma konusu haline geldi. Yapılan oylama sonucunda CHP’li 44 milletvekilinden 25’i anlaşmaya “kabul” oyu verirken, 19 milletvekilinin oylamaya katılmaması parti koridorlarında farklı yorumlara neden oldu.
Oylama Sonuçları ve Katılım Detayları
Meclis Genel Kurulu’nda gerçekleştirilen kritik oylamada, CHP grubu içerisinde net bir ayrışma yaşanmasa da çekimser bir tablo ortaya çıktı. Parti Grup Başkanı Faik Öztrak ile grup başkanvekilleri Serkan Sarı, Rahmi Aşkın Türeli ve Sevda Erdan Kılınç kabul oyu kullanarak partinin resmi duruşunu sergilediler. Buna karşın, partinin çeşitli kademelerinde görev alan çok sayıda isim oylama esnasında sandık başında bulunmadı.
Oylamaya katılmayan isimler arasında Merkez Yönetim Kurulu üyesi Gamze Akkuş İlgezdi, Orhan Sarıbal ve Semra Dinçer ile Yüksek Disiplin Kurulu başkanlığına getirilen Mahir Polat dikkat çekti. Ayrıca eski grup başkanvekillerinden Engin Altay da oylamaya katılmayanlar listesinde yer aldı. Bu durum, anlaşmanın içeriğine yönelik parti içindeki farklı yaklaşımların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Bölgesel güvenlik meselelerinin hassasiyeti, tıpkı Mısır bölgesel riskler için kamu harcamalarını kısıtlaması gibi, Türkiye’nin jeopolitik dengelerini de yakından ilgilendiriyor.
Mazeret mi, Tepki mi?
Parti kaynaklarından edinilen bilgilere göre, oylamaya katılmayan vekillerin profili incelendiğinde iki temel gerekçe öne çıkıyor. Bir grup vekilin oylama günü il dışı programları, bütçe görüşmelerine katılım zorunlulukları veya diğer mazeretleri nedeniyle oylamada bulunamadığı öğrenildi. Örneğin, genel başkanlık kulislerinde adı sıkça geçen Oğuz Kaan Salıcı’nın, anlaşmaya yönelik eleştirel bir görüş bildirmesine rağmen, oylamaya il dışı programı sebebiyle katılamadığı ifade edildi.
Diğer bir grup vekilin ise anlaşmayı desteklememekle birlikte, parti yönetimini doğrudan karşısına almamak adına “çekimser” bir tavır takındığı belirtiliyor. Bu yaklaşımın, yönetime bir başkaldırıdan ziyade, anlaşmanın içeriğine yönelik bir “mesafeli duruş” olduğu kaydediliyor. Bölgedeki gerilimin yüksek seyretmesi ve ABD ve İran arasında deniz gerilimi gibi unsurların küresel güvenliği tehdit etmesi, milletvekillerinin bu tür anlaşmalara yaklaşımındaki hassasiyeti artırıyor.
Parti Yönetiminin Pozisyonu
CHP Merkez Yönetim Kurulu’nun daha önce konuyu görüşerek anlaşmaya destek kararı aldığı hatırlatılırken, butlan kararı sonrası yönetime gelen isimlerin de mazeretleri sebebiyle oylamaya katılamadığı vurgulandı. Oylamaya katılan ve “kabul” oyu veren isimler arasında Rıfat Nalbantoğlu, Deniz Demir, Sururi Çorabatır ve Enis Berberoğlu gibi önemli milletvekilleri yer aldı. CHP’nin bu oylamadaki tutumu, önümüzdeki dönemde parti içi politika tartışmalarının merkezinde yer almaya devam edecek gibi görünüyor.




