📝 582 kelime
🕐 Son Güncelleme: 20:59
Kudüs Valiliği, işgal altındaki Doğu Kudüs’te İsrail güçlerinin ve bölgedeki Filistin topraklarını gasbeden radikal İsraillilerin ağustos ayı boyunca gerçekleştirdiği hak ihlallerini içeren kapsamlı aylık raporunu kamuoyuyla paylaştı. Yayınlanan son veriler, kutsal mekanlara ve sivil halka yönelik baskıların artarak devam ettiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bölgedeki gergin tırmanış sadece yerel dinamikleri değil, tıpkı İran Misilleme Başlattı: Ürdün’de Sirenler Çalıyor! haberinde olduğu gibi tüm Orta Doğu’yu sarsabilecek potansiyel krizlere kapı aralıyor.
Hazırlanan raporda, yılın sekizinci ayında İslam aleminin ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa‘nın hedef alınmaya devam edildiği vurgulandı. İsrail polisinin doğrudan koruması ve desteği altında gerçekleşen olaylarda, binanın avlularında ve kapı çevrelerinde provokatif Yahudi dini ritüellerinin yoğun bir şekilde icra edildiği kaydedildi. Valiliğin paylaştığı rakamlara göre, sadece ağustos ayı içerisinde toplamda 5 bin 209 İsrailli Mescid-i Aksa’nın avlularına zorla girdi.
En Yoğun Baskın 13 Ağustos’ta Yaşandı
Kudüs Valiliği tarafından derlenen istatistiklerde, baskınların günlere göre dağılımına da yer verildi. Buna göre, yaz döneminde artış gösteren provokasyonların en tepe noktaya ulaştığı günlerden biri 13 Ağustos olarak kayıtlara geçti. Söz konusu tarihte tek bir günde 751 İsrailli, polis ablukası altında Mescid-i Aksa’ya girerek dini ibadet kisvesi altında eylemlerde bulundu. Bu sistematik kuşatma ve ihlal politikaları karşısında Müslümanların haklarını korumaya çalışan siviller ise idari baskı unsurlarıyla karşı karşıya kalıyor. Nitekim rapor döneminde 5 Filistinli hakkında Kudüs’ün kalbi sayılan bu kutsal mabedden uzaklaştırma cezası verildi.
Uluslararası hukuka ve statükoya aykırı olan bu durum, 2003 yılından bu yana İsrail polisinin izniyle rutinleşmiş durumda. Ancak bölgedeki dini otoriteler olan Kudüs İslami Vakıflar İdaresi, Mescid-i Aksa’nın yalnızca tek sahibinin Müslümanlar olduğunu her fırsatta yineliyor. Kurum, uluslararası topluma çağrıda bulunarak bu haksız baskınların derhal durdurulmasını ve tarihi statükonun korunmasını talep ediyor.
Can Kayıpları ve Mülk Yıkımları Artıyor
Sadece ibadethanelere yönelik ihlallerle sınırlı kalmayan İsrail’in baskı politikaları, Doğu Kudüs genelinde sivil hayatı felç etmiş durumda. Raporda yer alan acı bilanço, işgal güçlerinin sahadaki şiddetini gözler önüne seriyor. Buna göre İsrail ordusu, ağustos ayı boyunca düzenlediği baskın ve saldırılarda 2 Filistinliyi öldürdü. Güvenlik güçlerinin açtığı ateş veya darp olayları neticesinde ise aralarında 5 çocuğun da bulunduğu toplam 83 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı. Aynı süre zarfında sokak baskınlarında 114 Filistinli gözaltına alınarak karakola götürüldü.
Öte yandan, işgal altındaki topraklarda huzuru bozan radikal yerleşimciler de boş durmadı. Filistinlilerin mülklerine ve tarım arazilerine yönelik 44 ayrı saldırı gerçekleştiren bu gruplar, bölge halkını göçe zorlamayı amaçlıyor. Kudüs’ün farklı mahallelerinde ev, yapı ve arazileri hedef alan 40 ayrı yıkım ve arazi tahribatı gerçekleştirilirken, belediye birimleri tarafından mesken sahiplerine 86 adet yıkım veya inşaatı durdurma tebligatı dağıtıldı.
Uzmanlar, Doğu Kudüs’te yaşanan bu sistematik demografik ve dini değişim çabalarının bölgedeki patlama riskini her geçen gün artırdığına dikkat çekiyor. Uluslararası kamuoyunun sessiz kaldığı bu ihlaller, tıpkı ABD’de Şok Saldırı: Banka Yöneticisi Sokakta Öldürüldü vakasında olduğu gibi bireysel ve toplumsal güvenlik krizlerini tetikleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.
Kudüs Valiliği, yaşanan bu hak gasplarının ve ibadethane ihlallerinin belgelenmeye ve uluslararası insan hakları örgütleri ile paylaşılmaya devam edeceğini vurgulayarak, Filistin halkının haklı davasında yalnız bırakılmaması gerektiğinin altını çizdi.
ETIKETlER: [Kudüs Valiliği, Mescid-i Aksa, Doğu Kudüs, İsrail ihlalleri, Filistin, Kudüs haberleri, İsrail baskını, gündem haberleri]



