📝 489 kelime
🕐 Son Güncelleme: 22:48
Küresel ekonominin kalbinin attığı piyasalarda tansiyon düşmezken, Tahran yönetiminden Washington’a yönelik çok sert bir ekonomik savaş çıkışı geldi. Uluslararası para piyasalarını ve küresel tedarik zincirlerini sarsabilecek bu hamle, diplomatik çevrelerde geniş yankı uyandırdı. İran Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin ülkesine karşı devreye soktuğu yeni kısıtlamaların ve ekonomik baskı mekanizmalarının yalnızca Tahran’ı hedef almadığını, aksine tüm bağımsız devletlerin ulusal egemenliğini doğrudan tehdit ettiğini duyurdu.
Yaşanan bu gelişmeler, bölgede halihazırda var olan ABD ve İran Arasında Savaş Çanı: Orta Doğu’da Şiddetli Çatışma senaryolarını bir kez daha ekonomik boyutuyla gündeme taşıdı. Küresel aktörlerin diplomatik manevraları sürerken, Tahran yönetimi Washington’ın tek taraflı kararlarının uluslararası hukuku hiçe saydığının altını çiziyor.
İsmail Bekayi: “Bu Durum Yalnızca İran’ın Meselesi Değil”
Konuyla ilgili resmi sosyal medya hesabı üzerinden kapsamlı bir değerlendirme yapan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD’nin “İran’ın ekonomik kader günü geldi” şeklindeki iddialı ve tehditkar açıklamalarına tepki gösterdi. Washington’ın yürüttüğü stratejinin küresel ölçekte bir kural tanımamazlık yarattığını belirten Bekayi, bu durumun uluslararası sistemin temel taşlarını yerinden oynattığını savundu. Öte yandan, bölgedeki askeri hareketliliklerin de tırmanmasıyla birlikte, geçmişte yaşanan İran’dan ABD üssüne füze saldırısı! Düğün katliamına misilleme gibi krizlerin ekonomik yansımaları bugün daha net hissediliyor.
Bekayi, eleştirilerinde bazı uluslararası aktörlerin bu hukuksuzluk karşısındaki sessizliğine de dikkat çekti. “Bu hukuksuz girişime koşulsuz itaat edenler ‘sorun yok’ diyebilir. Ama bir dakika; aslında büyük bir sorun var” sözleriyle duruma isyan eden Sözcü, küresel devletlerin bu dayatmalara boyun eğmesinin ileride kendi egemenlik haklarını da tehlikeye atacağını ifade etti.
Küresel Ticaret ve Bankacılık Sistemine Washington Baskısı
İranlı yetkili, ABD’nin uyguladığı baskıların boyutunu gözler önüne sererek; başka devletlerin merkez bankalarını, uluslararası finans kurumlarını, stratejik limanları ve havalimanlarını Washington’ın politikalarına uymaya zorlamasının kabul edilemez olduğunu vurguladı. Bu tür dayatmaların, ülkeleri Washington’ın talepleri ile ağır ekonomik yaptırımlar arasında bir seçime zorladığını belirten Bekayi, bunun artık sadece ikili bir mesele olmadığını, küresel ticaret özgürlüğüne vurulan bir darbe olduğunu kaydetti. Diplomatik ve ekonomik arenadaki bu gerilimler, tıpkı Girne gemi faciasında 3 ay öncesine ait şok görüntüler! haberinde olduğu gibi, arka planda uzun süredir biriken krizlerin gün yüzüne çıkmasına neden oluyor.
Uluslararası Hukuk ve BM Şartı Vurgusu
Tahran cephesinden yapılan bu son açıklamalar, Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilkelerine ve devletlerin egemen eşitliği prensibine bağlılık çağrısıyla son buldu. Halkların kendi kaderini tayin etme hakkının evrensel bir değer olduğunu hatırlatan İran makamları, küresel toplumun tek taraflı ekonomik yaptırımlara karşı ortak bir duruş sergilemesi gerektiğinin altını çizdi. Uzmanlar, bu ekonomik savaş retoriğinin önümüzdeki günlerde enerji fiyatlarından döviz kurlarına kadar geniş bir yelpazede piyasaları etkilemesini bekliyor.



