📝 527 kelime
🕐 Son Güncelleme: 18:25
İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Tel Aviv’de yerel bir gazetenin düzenlediği konferansta yaptığı çarpıcı açıklamalarla uluslararası kamuoyunun tepkisini çeken skandal projeleri bir kez daha gündeme taşıdı. Katz, ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin Filistinlilerin Gazze’den sürgün edilmesi planını tamamen iptal etmediğini, şu an için yalnızca dondurduğunu belirtti. Bölgede yaşanan insanlık dramı derinleşirken, uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşları bu politikalara karşı İstanbul 2 Nolu Barosu’ndan UCM’ye Gazze Soykırım Dosyası kapsamında hukuki mücadelelerini sürdürmeye devam ediyor.
Arap Ülkelerine “Yatırım ve Baskı” Pazarlığı İddiası
Katz’ın aktardığı bilgilere göre, Arap ülkelerinin ABD Başkanı Trump’a bu planın dondurulması yönünde baskı yaptığını, buna karşılık istedikleri ekonomik yatırımları yapmayı ve Hamas’ın silahsızlandırılmasını kabul etmeye hazır olduklarını öne sürdü. İsrail Göç İdaresi’nin deniz ve hava yolu dahil olmak üzere her türlü yöntemle zorunlu göçü uygulamaya tamamen hazır olduğunu vurgulayan Katz, kara sınırı bulunan Mısır’ın ise Filistinlilerin zorla topraklarından çıkarılmasına kesin bir şekilde karşı çıktığını ifade etti.
Gazze Şeridi’ndeki sivilleri kabul etmeye niyetli olabilecek ülkelerin ise ABD’den doğrudan destek şartı koştuğunu savunan İsrailli bakan, söz konusu Gazze sürgün planının sürekli olarak masada tutulduğunu ve bu projenin herkesin yararına olduğunu iddia etti. Planın hayata geçirilebilmesi için Washington yönetiminin açık desteğine ihtiyaç duyulduğunu belirten Katz, Hamas’ın taahhütlerine uyulmadığı kanaatine varılması durumunda İsrail ordusunun daha fazla bölgeyi işgal etmek ve askeri olarak ilerlemek için “yeşil ışık” alabileceğini dile getirdi.
Gazze’nin Yüzde 70’i “Terkedilmiş” Hale Getirildi
İsrail’in Gazze Şeridi üzerinde tam bir stratejik kontrol sağladığını iddia eden Katz, bölgenin yaklaşık yüzde 70’lik kısmının artık tamamen yıkıldığını, yerleşim yerlerinin, tünellerin ve nüfusun bulunmadığı “fiilen terk edilmiş” bir harabeye döndüğünü kaydetti. Hamas’ın ise artık bölgenin yalnızca yüzde 30’unu kontrol edebildiğini savunan Katz, İsrail ordusunun Gazze ve Lübnan’da yarattığı devasa yıkımlarla açıkça övündü. Lübnan’ın güneyindeki Hizbullah kalelerinin yerle bir edildiğini ve yüz binlerce sivilin yerinden edildiğini belirtti.
Öte yandan, bölgedeki jeopolitik ve askeri gelişmeler sadece Orta Doğu ile sınırlı kalmıyor; küresel güçler arasındaki dengeler de sarsılıyor. Son dönemde yaşanan uluslararası krizler ve bölgesel çatışmalar, BM’den ABD-İran Gerilimine Acil Durdurma Çağrısı gibi diplomatik hamlelerle yatıştırılmaya çalışılsa da, İsrail’in izlediği saldırgan politikalar barış ihtimallerini her geçen gün zayıflatıyor. Bölgesel istikrarsızlık tırmanırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da gün içerisinde yaptığı açıklamalarda, iki yıldır süren saldırılarla enkaza çevrilen Gazze Şeridi’nin işgal altındaki oranını daha da artıracaklarını ve operasyonları genişleteceklerini duyurmuştu.
Batı Şeria’da Mülteci Kamplarına Baskınlar
Yalnızca Gazze’yi değil, işgal altındaki Batı Şeria’yı da hedef alan politikalarına değinen Katz, İsrail ordusunun bölgenin kuzeyindeki Cenin, Tulkerim ve Nur Şems mülteci kamplarının kontrolünü tamamen ele geçirdiğini doğruladı. Bu operasyonlar neticesinde 40 bin Filistinlinin zorla yerinden edildiğini, ordunun stratejik noktalardaki varlığını ve kontrolünü sürdürmeye devam edeceğini aktardı. Uluslararası toplumun tepki gösterdiği radikal yerleşimcilerin saldırılarına da değinen Katz, Batı Şeria’da “Yahudi terörü” diye bir kavramın olmadığını savunarak tartışmalı açıklamalarda bulundu.



