📝 457 kelime
🕐 Son Güncelleme: 07:00
İstanbul’un Sarıyer ilçesinde, basın camiasının yakından tanıdığı ve 1995 yılından bu yana pek çok basın emekçisine ev sahipliği yapan Gazeteciler Sitesi‘nde, köklü bir gelenek sona erdi. Yaklaşık 8 bin 500 nüfuslu Darüşşafaka Mahallesi sınırları içerisinde yer alan sitede, tam 31 yıldır aralıksız devam eden gazete dağıtımı ve satışı, bayinin kapanmasıyla birlikte tarih oldu. Dijital dönüşümün etkisiyle basılı medyanın kan kaybı, artık yerel ölçekte erişim sorunlarını da beraberinde getirmeye başladı.
Basılı Gazeteye Erişim 3,5 Kilometre Uzaklaştı
Bölgedeki tek gazete bayisinin, satışların ciddi oranda düşmesi ve maliyetlerin karşılanamaması gerekçesiyle kepenk indirmesi, site sakinlerini zor durumda bıraktı. Artık site içerisinde gazete alabileceği bir nokta kalmayan mahalle sakinleri, en yakın bayi için 3,5 kilometre yol kat etmek zorunda kalıyor. Bu durum, sadece bir bayinin kapanması değil, aynı zamanda basılı yayıncılığın günlük yaşamdaki etkisinin ne denli zayıfladığının da somut bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Medya dünyası bu gelişmeleri yakından takip ederken, spor camiasındaki hareketlilik de devam ediyor. Özellikle transfer döneminin etkisiyle Galatasaray’ın Deniz Gül hamlesi gibi spor gündemini sarsan gelişmeler, dijital medyanın hızını bir kez daha kanıtlıyor. Öte yandan, tüketicilerin sağlığına yönelik endişeler de gündemdeki yerini koruyor; İstanbul marketlerinde satılan domateslerdeki zehirli ilaç kalıntısı haberi, vatandaşların yerel haber kaynaklarına olan ihtiyacını artırıyor.
Gazetecilerden Sert Eleştiri: “Okutacak Gazete Yapmıyoruz”
Sitede ikamet eden gazeteciler, basılı medyanın içinde bulunduğu çıkmazı üzüntüyle karşılıyor. Gazeteci-Yazar Zafer Arapkirli, durumun sadece ekonomik değil, aynı zamanda içeriksel bir sorun olduğunu vurguladı. Arapkirli, “Kâr marjı düşük olduğu için birçok bayi artık gazete satmak istemiyor. Akşam saatlerinde bayilerin önünden geçtiğimde gazetelerin neredeyse hiç satılmadığını, destelerin olduğu gibi durduğunu görüyorum. Bu, gazeteciler olarak bizim de özeleştiri yapmamız gereken bir nokta; demek ki artık okuyucuyu yakalayacak, nitelikli gazeteler üretemiyoruz” ifadelerini kullandı.
Arapkirli, basılı gazetenin bir kültür olduğunu belirterek, “Ben gazetenin kokusunu alarak güne başlamaya alışkın nesildenim. Pazar günleri bile gazete bulamamak, sadece bir bayinin değil, ülkece yaşadığımız bir ayıptır. Gazeteciler Sitesi gibi, doğrudan basın emekçilerinin yaşadığı bir yerde bile bu hizmetin sürdürülememesi, sektörün geleceği adına düşündürücü bir tablodur” diye ekledi. Benzer şekilde, toplumsal sorunların çözümünde medyanın rolü tartışılırken, diğer yandan tükenmişlik sendromu gibi bireysel ve kurumsal sorunlar da günümüzün çalışma kültürünü domine etmeye devam ediyor.
Sonuç olarak, Sarıyer’deki bu gelişme, basılı medyanın dijitalleşme karşısında yaşadığı kaybın sadece bir örneği. Okuyucuların haber alma alışkanlıklarının değişmesi, geleneksel bayilerin varlığını sürdürmesini imkansız hale getirirken, basın emekçilerinin yaşadığı bu sitelerdeki sessizlik, bir dönemin sonuna işaret ediyor.



