Gündem

Karaburun Bilim Kongresi’nde Sınıf Mücadelesinin Geleceği Tartışıldı

20. Karaburun Bilim Kongresi kapanış oturumunda sendikal bürokrasi, güvencesiz çalışma ve sınıf mücadelesinin önündeki engeller kapsamlı şekilde masaya yatırıldı.

OKUMA AYARLARI
Karaburun Bilim Kongresi’nde Sınıf Mücadelesinin Geleceği Tartışıldı
Karaburun Bilim Kongresi’nde Sınıf Mücadelesinin Geleceği Tartışıldı
📍 Konum: İzmir, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 398
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 08:55

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • 20. Karaburun Bilim Kongresi’nin kapanış oturumunda, Türkiye’deki sınıf mücadelesinin güncel açmazları ve çözüm olanakları derinlemesine tartışıldı.
  • Sendika genel başkanları ve direnişçi işçiler; sendikal bürokrasi, güvencesizlik ve işçi hareketinin parçalı yapısını aşmak için deneyimlerini paylaştı.
  • Ege Serbest Bölge’deki 600 günlük direnişin öne çıktığı oturumda, sadece ücret değil, sendikal örgütlenme hakkının kazanılmasının önemi vurgulandı.

İzmir’de bu yıl 20.’si düzenlenen Karaburun Bilim Kongresi, Türkiye’nin emek gündemine dair kritik tartışmalarla sona erdi. Kongrenin kapanış oturumu olan “Sınıf Mücadelesinde Açmazlar ve Olanaklar”, sendika temsilcilerini ve sahada fiili mücadele yürüten işçileri bir araya getirdi. Aysun Gezen’in yürütücülüğünü üstlendiği panelde, işçi sınıfının yaşadığı sistematik sorunlar ve bu sorunlara karşı geliştirilecek ortak mücadele hatları ele alındı.

Sınıf Mücadelesinde Yeni Dönem ve Örgütlenme Sorunları

Oturumda söz alan DİSK/Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Açar, BİRTEK-SEN Genel Başkanı Mehmet Türkmen, Öğretmen Sendikası Vakıf Üniversiteleri Birimi’nden Hilal Işık ve Limter-İş Genel Sekreteri Beycan Taşkıran, sendikal bürokrasinin işçi sınıfı üzerindeki etkilerini tartıştı. Uzmanlar, günümüzde Türkiye’nin ekonomik göstergeleri ışığında, işçilerin sadece ücret artışı değil, güvenceli çalışma koşulları için de mücadele etmesi gerektiğinin altını çizdi. Öte yandan, bazı sektörlerde yaşanan krizlerin finansal piyasalardaki etkileri gibi, işçi hareketinin de benzer bir kırılganlık döneminden geçtiği belirtildi.

600 Günlük Direniş: Digel Tekstil Örneği

Oturumun en dikkat çekici konuşmalarından birini, Ege Serbest Bölge’de 600 gündür direnişini sürdüren TEKSİF üyesi Rümeysa Kişi gerçekleştirdi. Kişi, Ocak 2025’te başlayan örgütlenme sürecinin, işverenin yetki itirazı davasıyla nasıl zorlaştırıldığını anlattı. Anayasal bir hak olan sendikalaşmanın, yasal boşluklar ve bürokratik engellerle nasıl baltalandığını bizzat deneyimlediklerini ifade eden Kişi, şunları söyledi:

“Bizim derdimiz sadece ücretler değil. Fabrikada sendikanın varlık göstermesi ve işçinin onurunu koruması her şeyden önemli. Kadın emeğinin yoğun olduğu tekstil sektöründe, taciz ve mobbing gibi sorunlarla da mücadele ediyoruz. Açtığımız tüm davaları kazanmamıza rağmen işveren bizi ‘kırmızı kod’ ile işten çıkardı, ancak mücadelemizden vazgeçmedik.”

Ortak Mücadele ve Gelecek Projeksiyonu

Kongrede yapılan değerlendirmelerde, işçi hareketinin parçalı yapısının, işverenlerin elini güçlendirdiği ifade edildi. Sendikal örgütlenmenin sadece kağıt üzerinde kalmaması, taban örgütlenmesiyle desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Sınıf mücadelesinin ancak yerel direnişlerin birleştirilmesiyle sonuç alabileceği konusunda ortak bir irade beyan edildi. Doğa ile uyumlu yaşam ve çalışma hakkı gibi modern taleplerin de sınıf mücadelesinin bir parçası haline gelmesi gerektiği, kongrenin kapanış bildirgesinde öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir