⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 409
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 13:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İskenderun’da MESEM öğrencisi Mahir Buğra Karagön, çalıştığı pastanede elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti.
- Ailesi ve avukatları, olayın bir ihmaller zinciri olduğunu belirterek davanın “taksirle öldürme” kapsamında açılmasına itiraz ediyor.
- Bilirkişi raporunda işyerinin ağır kusurlu olduğu belirtilirken, MEB’in dosyaya müdahil olmaması tepkileri artırıyor.
İskenderun’da Mesleki Eğitim Merkezi (MESEM) öğrencisi 16 yaşındaki Mahir Buğra Karagön’ün çalıştığı Saray Pastanesi’nde elektrik akımına kapılarak yaşamını yitirmesinin üzerinden dört ay geçti. Acılı aile, İskenderun Kadın Platformu ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Eski Bit Pazarı alanı önünde bir araya gelerek adalet çağrısını yineledi. Olayın sadece bir “iş kazası” olmadığını savunan aile, yargılamanın seyrine sert tepki gösterdi.
“İhmaller Zinciri Göz Göre Göre Ölüme Götürdü”
Mahir Buğra Karagön’ün ailesinin avukatı Mehtap Sert, yaptığı basın açıklamasında çarpıcı iddialarda bulundu. Mahir’in 1 Mayıs gibi resmi bir tatil gününde çalıştırıldığını vurgulayan Sert, pastanede daha önce de benzer elektrik çarpması vakalarının yaşandığını belirtti. Sert, “Bir ayda iki kere elektrik çarpmasının yaşandığı Saray Pastanesi’nde, Mahir göstere göstere ölüme gönderildi” ifadelerini kullandı. Bu durum, Türkiye’de gündem olan teknolojik denetim ve etik sorumluluk tartışmalarına benzer bir boşluğu, iş güvenliği alanında gözler önüne seriyor.
“Taksiri Kabul Etmiyoruz”
Davanın İskenderun 12. Asliye Ceza Mahkemesi’nde “taksirle öldürme” suçu üzerinden yürütülmesine karşı çıkan avukat Mehtap Sert, olayın spontane bir kaza değil, ihmaller zincirinin sonucu olduğunu savundu. Elektrik kaçağının daha önceden işyeri sahibine ve MESEM yetkililerine bildirildiğini ancak hiçbir önlem alınmadığını belirten Sert, Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) dosyaya müdahil olmamasına tepki gösterdi.
Toplumda infial yaratan bu tür olaylar, tıpkı yargı süreçlerindeki adalet beklentisi gibi, kamuoyunun yakından takip ettiği bir konu haline geldi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi verilerine göre, 2023 yılından bu yana 20 MESEM öğrencisinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği gerçeği, mesleki eğitimdeki güvenlik zafiyetlerini bir kez daha tartışmaya açtı.
Bilirkişi Raporu İşyerini “Ağır Kusurlu” Buldu
Olayla ilgili hazırlanan bilirkişi raporunda, pastanenin elektrik tesisatındaki kaçak nedeniyle ağır kusurlu olduğu tescillendi. Buna rağmen sorumluların yargılanma biçimi, acılı ailenin adalet arayışındaki en büyük engel olarak görülüyor. Avukat Sert, “Mahir için, tüm çocuk işçiler için adalet istiyoruz” diyerek, sürecin takipçisi olacaklarını belirtti. Öte yandan, bölgedeki diğer sosyal olaylar ve şiddet haberleri, güvenlik ve denetim mekanizmalarının eksikliğini bir kez daha gündeme taşımış durumda.
Mahir Buğra Karagön davası, sadece bir gencin ölümünün değil, aynı zamanda Türkiye’deki mesleki eğitim sisteminin iş güvenliği standartlarının bir sınavı niteliğini taşıyor.



