⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 333
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 14:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılındaki şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada 10 yıl sonra iki ayrı kritik iddianame düzenlendi.
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, otopsi videosu olduğu halde “yok” diyen 3 adli tıp görevlisi hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan dava açtı.
- Soruşturmanın detayları derinleşirken, olay tarihinde özel doktor olan Nurettin Demirkol hakkında ise yalan tanıklık suçundan kamu davası başlatıldı.
Türkiye’nin siyasi ve toplumsal hafızasında derin izler bırakan olaylardan biri olan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin adli süreçte sular durulmuyor. 7 Eylül 2016 tarihinde İstanbul Beykoz’daki çiftliğinde ölü bulunan Denizolgun’un vefatıyla ilgili yürütülen Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Şok Gelişme! yaşandı. Aradan geçen 10 yılın ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iki kritik iddianame, adliyede adeta bomba etkisi yarattı.
Otopsi Videosu Krizi: “Yok” Denilen Kayıtlar Çıktı
Yürütülen soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, Başsavcılık otopsi işlemlerine dair şüpheleri gidermek adına İstanbul Adli Tıp Kurumu ile defalarca yazıştı. Savcılığın ilk taleplerine kurum tarafından sadece fotoğrafların bulunduğu ve video kaydının olmadığı bildirildi. Ancak olayla ilgili soruşturmanın derinleşmesi ve Denizolgun Soruşturmasında Şok: 3 Adli Tıp Görevlisine Hapis İstemi başlıklarıyla da kamuoyuna yansıyan süreçte, fethi kabir kararı alındığı gün her şey değişti.
18 Ağustos 2026 tarihinde mezarın açılmasına karar verildiği gün, Adli Tıp Kurumu şaşırtıcı bir şekilde otopsi videosunun ellerinde bulunduğunu ve kayıtların gönderildiğini beyan etti. Savcılık, video açıkça mevcut olmasına rağmen resmi yazışmalarda “yok” denilmesini manidar buldu.
İki Ayrı İddianame Kabul Edildi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen tahkikat sonucunda hazırlanan iddianamelerde şu detaylara yer verildi:
- Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği: İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi’nde görevli İsmail Çoban, Çağdaş Köse ve Samet Çalışkan hakkında “kamu görevlisinin resmî belgede sahteciliği” suçundan dava açıldı.
- Yalan Tanıklık Suçlaması: Olay tarihinde Arif Ahmet Denizolgun’un özel doktoru olduğu belirtilen Nurettin Demirkol hakkında ise “yalan tanıklık” suçundan kamu davası açılması kararlaştırıldı.
Şüphelilerin savcılıktaki ifadelerinde video kayıtlarının varlığını sonradan kabul etmeleri ancak resmi süreçte “yok” cevabı vermeleri iddianamenin temel dayanağını oluşturdu. Yargılama sürecinin ilerleyen günlerde daha da çarpıcı geribildirimlere sahne olması bekleniyor.



