⏱️ Okuma Süresi: 1 dk
📝 Kelime: 290
🕐 Son Güncelleme: 22.10.2026 07:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu, 27 Mayıs darbesinin ilk şehidi Namık Gedik’in şüpheli ölümüne dair hazırladığı inceleme raporunu tamamladı.
- 66 yıldır “intihar” olarak kabul edilen ölümün, fiziksel imkansızlıklar ve eksik otopsi bulguları nedeniyle bir “cinayet” olduğu resmen tespit edildi.
- Rapor, merhum bakanın iade-i itibarı için mezarının nakledilmesi ve devlet töreniyle defnedilmesi gibi tarihi adımların atılmasını öneriyor.
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan kapsamlı inceleme raporu, 27 Mayıs darbesinin ilk şehidi olan dönemin İçişleri Bakanı Dr. Namık Gedik’in ölümüne dair 66 yıllık karanlık noktaları aydınlattı. Uzun yıllar boyunca “intihar” olarak kayıtlara geçen olayın, yapılan titiz incelemeler sonucunda bir cinayet olduğu resmî olarak belgelendi.
66 Yıllık İntihar Kılıfı Çöktü
27 Mayıs mağduru ailelerin talepleri doğrultusunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin onayıyla başlatılan tarihî inceleme neticelendi. Mülkiye Başmüfettişi Ali Yüksel tarafından hazırlanan rapor, Gedik’in ölümüne ilişkin süreci ceza hukuku açısından yeniden tanımladı. Raporda, merhum bakanın pencereden itilmiş olması veya maruz kaldığı ağır şiddetin etkisiyle ölüme sürüklenmiş olması fark etmeksizin, olayın darbe sürecinde işlenmiş net bir cinayet olduğu vurgulandı. Bu süreç, güncel ekonomi ve siyaset gündemi içerisinde de hukuki ve tarihi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.
Fiziksel İmkansızlıklar ve Eksik Bulgular
Raporda, Namık Gedik’in ölümüne dair sunulan “intihar” tezinin fiziksel gerçeklerle uyuşmadığı detaylandırıldı. Millî Savunma Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Erhan Afyoncu’nun tespitlerine dayandırılan bulgularda, iri yapılı bir devlet adamının 86×55 santimetre ebatlarındaki, çerçevesi bile zarar görmemiş dar bir pencereden atlamasının fiziksel olarak mümkün olmadığı ifade edildi. Ayrıca, darbe yönetimi baskısıyla o dönemde hiçbir otopsi işleminin yapılmamış olması, olayın şüpheli boyutunu artıran en kritik unsurlardan biri olarak rapora işlendi. Tıpkı diğer hassas vakalarda olduğu gibi, bir ölümüne ilişkin ATK raporu titizliğiyle incelenen dosya, darbe dönemindeki sistematik şiddeti de gözler önüne serdi.
İade-i İtibar İçin Tarihî Adımlar Atılacak
Mül



