⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 346
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 08:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Adana’da erkenci mandalina hasadı döneminde, ürün fiyatları geçen yıla oranla ciddi bir düşüş yaşayarak 3-5 TL bandına geriledi.
- Rusya-Ukrayna savaşı kaynaklı ihracat aksaklıkları ve lojistik sorunlar, ürünlerin iç piyasaya yığılmasına ve fiyatların baskılanmasına yol açtı.
- Üreticiler, mahsulün dalında çürümemesi için tüccarların belirlediği düşük fiyatları kabul etmek zorunda kalarak ciddi bir gelir kaybı yaşıyor.
Türkiye’nin önemli tarım merkezlerinden biri olan Adana’da, erkenci mandalina hasadı döneminde üreticiler bekledikleri kazancı elde edememenin sıkıntısını yaşıyor. Geçtiğimiz yıl bahçede kilogramı 15 ile 18 lira arasında alıcı bulan mandalinalar, bu sezon yaşanan ekonomik ve lojistik engeller nedeniyle 3 liraya kadar düştü. Üreticiler, artan girdi maliyetlerine rağmen ürünlerini zararına satmak zorunda kalmanın üzüntüsünü yaşıyor.
İhracat Krizinin Tarıma Etkisi
Bölgede Okitsu, Mihowase, Early, Marisol ve Primasol gibi erkenci mandalina çeşitlerinin hasadı tüm hızıyla devam ediyor. Ancak tarlalardaki bereket, pazardaki fiyatlara yansımıyor. Uzmanlar, küresel piyasalardaki dalgalanmaların tarım ürünleri üzerindeki etkisini yakından takip ederken, yapay zeka kaynaklı satış dalgası piyasaları etkiliyor başlığında olduğu gibi, tarımsal ekonominin de benzer belirsizliklerden nasibini aldığını görüyoruz. İhracatın önündeki en büyük engel ise Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş nedeniyle gemi trafiğinde yaşanan aksamalar olarak öne çıkıyor.
Üreticinin Pazarlık Gücü Kalmadı
Dış pazara gönderilemeyen tonlarca mandalina iç piyasaya yönelince, arz-talep dengesi bozuldu. Hasat edilen ürünün ağaçta uzun süre beklemesi durumunda kalitesini yitireceğini bilen üreticiler, çaresiz kalarak tüccarların teklif ettiği düşük fiyatları kabul etmek zorunda kalıyor. Bir üretici, durumun vahametini, “Malımızı ağaçtan temizlemek adına ne fiyat verirlerse kabul ediyoruz, tüccar karşısında pazarlık gücümüz kalmadı” sözleriyle özetliyor.
Tarım sektöründeki bu zorlu süreç, sadece üreticiyi değil, lojistikten paketlemeye kadar tüm tedarik zincirini etkiliyor. Tıpkı teknoloji dünyasında yaşanan değişimler gibi, tarımda da verimliliği artırmak için yeni yöntemler aranıyor. Örneğin, taze yeşillikleri uzun süre taze tutmanın pratik yöntemleri gibi teknikler küçük ölçekli üretici için hayati önem taşırken, büyük ölçekte ihracat kanallarının açılması şart görünüyor.
Gelecek Beklentileri ve Kaygılar
Üreticiler, yetkililerden ihracatın önündeki engellerin kaldırılması ve üreticiyi koruyacak destek paketlerinin devreye alınmasını talep ediyor. Verimin yüksek olduğu bir sezonda, maliyetlerin altında satış yapmak, gelecek yıl için de planlama yapmayı zorlaştırıyor. Tarım ekonomisinde istikrarın sağlanması, hem üreticinin tarlada kalması hem de tüketicinin uygun fiyatlı ürüne ulaşması açısından büyük önem taşıyor.



