⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 408
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 17:38
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile YASED öncülüğünde, İstanbul Finans Merkezi’nde “COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi” gerçekleştirildi.
- Zirvede, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kapasitesi, yeşil dönüşüm stratejileri ve HIT-30 programı kapsamındaki teknolojik atılımlar ele alındı.
- Türkiye’nin 2035 ve 2053 hedefleri doğrultusunda geri kazanım oranlarını artırması ve küresel yeşil tedarik zincirinde merkez haline gelmesi hedefleniyor.
İstanbul Finans Merkezi (İFM), sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) iş birliğiyle düzenlenen “COP31’e Doğru Yatırım Zirvesi: Uluslararası Yeşil Yatırımları Harekete Geçirmek”, kamu ve özel sektörün önde gelen isimlerini Ziraat Kuleleri Oditoryumu’nda bir araya getirdi.
Türkiye’nin Yeşil Dönüşüm Yolculuğu
Zirvenin açılışında konuşan Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye’nin yeşil dönüşüm hikayesinin 2003 yılından bu yana uygulanan kararlı politikalarla şekillendiğini belirtti. Dağlıoğlu, Türkiye’nin yenilenebilir enerji konusundaki vizyonunu, “2005 yılında yürürlüğe giren Yenilenebilir Enerji Kanunu ile bu yolculuğa erken başladık. Bugün kurulu gücümüzün yüzde 60’ı yeşil enerji kaynaklarından oluşuyor,” ifadeleriyle özetledi.
Ekonomik göstergelerdeki değişimler ve piyasa hareketliliği, yatırımcılar tarafından yakından takip ediliyor. Özellikle Borsa İstanbul’da yaşanan güncel gelişmeler, Türkiye’nin finansal piyasalardaki direncinin ve yeşil yatırımlara odaklanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Sürdürülebilir büyüme, finansal istikrarı destekleyen en güçlü unsurlardan biri olarak kabul ediliyor.
Teknolojik Üretim ve Küresel Rekabet
Zirvede sadece enerji üretimi değil, bu enerjiyi teknolojiyle buluşturan ekipman üretimi de masaya yatırıldı. Türkiye’nin güneş paneli üretim kapasitesinde Avrupa’da lider konumda olduğunu vurgulayan Dağlıoğlu, rüzgar enerjisi ve batarya teknolojilerindeki yerli üretimin kritik rolüne değindi. HIT-30 programı ile batarya sistemleri üretiminin hızla artırılacağını belirten yetkililer, Türkiye’nin küresel tedarik zincirinde stratejik bir ortak olduğunu ifade etti.
Ülke genelindeki ekonomik ve sosyal projeler de benzer bir kararlılıkla sürdürülüyor. Örneğin, Trabzon gibi şehirlerdeki büyük ölçekli yatırımlar, turizm ve yerel ekonomi üzerinde çarpan etkisi yaratarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlıyor.
Sıfır Atık ve Gelecek Hedefleri
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü Sıfır Atık Projesi’nin verilerine göre, Türkiye bugüne kadar 90 milyon ton atığı geri dönüştürerek ekonomiye kazandırdı. Mevcut yüzde 37’lik geri kazanım oranının, 2035 yılına kadar yüzde 60’a, 2053 yılına kadar ise yüzde 70’e çıkarılması hedefleniyor. Bu hedefler, Türkiye’nin yeşil ekonomi modeline geçişindeki kararlılığını simgeliyor.
Zirveye katılan uluslararası kuruluşlar ve küresel şirket temsilcileri, Türkiye’nin endüstriyel altyapısının geri dönüşüm ve ileri dönüşüm projeleri için sunduğu fırsatları değerlendirdi. E-mobilite alanında Togg gibi projelerin, Türkiye’nin yeşil teknoloji ekosistemini güçlendiren öncü adımlar olduğu kaydedildi.



