⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 431
🕐 Son Güncelleme: 23.10.2026 15:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- KKTC Girne açıklarında meydana gelen ve 28 kişinin hayatını kaybettiği Filo Jet faciasına ilişkin yeni deliller mahkemeye sunuldu.
- VDR (Seyir Veri Kaydedici) cihazından elde edilen ses kayıtlarında dümen arızası, geminin su alması ve mürettebatın panik anları tespit edildi.
- Gözaltındaki gemi direktörü, kaptanlar ve mürettebatın “tedbirsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla yargılanması sürüyor.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) Girne açıklarında 30 Ağustos tarihinde gerçekleşen ve denizcilik tarihine trajik bir olay olarak geçen Filo Jet faciasına ilişkin soruşturma derinleşiyor. 28 kişinin hayatını kaybettiği, bir kişinin ise hala kayıp olduğu kazaya dair yürütülen hukuki süreçte, geminin teknik aksaklıklarını ve o an yaşananları ortaya koyan ses kayıtları mahkeme heyetine sunuldu.
VDR Kayıtlarında Dümen Arızası ve Kritik Konuşmalar
Mahkemede davanın seyrini değiştirecek önemli bilgiler paylaşıldı. Polis müfettişi Mehmet Mannas tarafından mahkemeye sunulan bilgilere göre, gemide bulunan VDR (Voyage Data Recorder) cihazındaki 68 günlük kaydın 32 günlük bölümü detaylı bir şekilde incelendi. Yapılan incelemeler sonucunda, geminin seyir esnasında yaşadığı teknik sorunlar ses kayıtlarına yansıdı. Özellikle dümen sistemindeki arızanın devam ettiğine dair mürettebat arasındaki konuşmalar, kazanın oluşum sürecindeki ihmalleri gözler önüne seriyor.
Kayıtlara göre geminin ön konsolunda iki, joystick bölümünde ise bir adet dümen kontrolü bulunuyor. Müfettişler, dümen arızasıyla ilgili olarak tespit edilen ilgili makinistin ifadesine başvurulacağını belirtti. Ayrıca, geminin başka bir deniz taşıtıyla arasındaki mesafenin 250 metreye kadar düştüğüne dair panik içeren konuşmalar da dosyadaki yerini aldı. Deniz hukuku kapsamındaki Sumud Filosu davası gibi kritik süreçlerde de görüldüğü üzere, teknik verilerin doğru analizi suçun tespiti için hayati önem taşıyor.
“Her Şey Yarım”: Mürettebatın Panik Anları
Ses kayıtları sadece teknik arızaları değil, aynı zamanda gemideki kaotik atmosferi de deşifre etti. Mürettebat arasında geçen konuşmalarda, geminin su almaya başladığı anlar ve personelin çaresizliği net bir şekilde duyuluyor. Kayıtlarda geçen “Burada bir tek biz tamız, geriye kalan her şey yarım” ifadesi, gemideki teknik yetersizliklerin ve donanım eksikliklerinin boyutunu çarpıcı bir şekilde özetliyor.
Soruşturma kapsamında gemi direktörü Ali Özdülger, birinci kaptan Mustafa Öz, ikinci kaptan Merve Nur Seraslan ve diğer mürettebat üyeleri dokuzuncu kez mahkemeye çıkarıldı. Zanlılar, “tedbirsizlik ve dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet verme” suçlamasıyla karşı karşıya. Deniz kazalarından sonra başlatılan arama ve kurtarma operasyonlarının önemi, Karadeniz’de İHA saldırısına uğrayan gemi için arama çalışması sürüyor haberinde de görüldüğü üzere, kayıp bir kişinin bulunabilmesi için büyük bir titizlikle yürütülüyor.
Şirket Bilgilendirmesi ve Hukuki Sorumluluk
Duruşma sırasında gündeme gelen bir diğer önemli detay ise dümen arızasının daha önceden şirkete bildirilip bildirilmediği oldu. Avukatların sorgulamaları sonucunda, gemideki arızaların klas kuruluşuna ve bayrak devlete bildirilmesi gerektiği hatırlatıldı. Geminin 2 Haziran 2026 tarihinde klas kuruluşu tarafından belgelendirildiği bilgisi, teknik eksikliklerin önceden bilinip bilinmediği noktasında davanın odak noktalarından biri haline geldi.



