⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 348
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 12:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Etiyopya’nın Oromia bölgesinde Ekim ayı içerisinde düzenlenen iki ayrı saldırıda en az 60 Ortodoks Hristiyan hayatını kaybetti.
- Etiyopya Ortodoks Tewahedo Kilisesi, saldırıları “trajik bir zulüm” olarak nitelendirerek sivillerin korunması çağrısında bulundu.
- Henüz sorumluluğu üstlenen bir grup olmazken, bölgede yaşam ve din özgürlüğü haklarının ihlal edildiği vurgulandı.
Etiyopya’nın orta kesimlerinde yer alan Oromia bölgesinde, Ortodoks Hristiyanları hedef alan iki ayrı saldırı meydana geldi. Kilise yetkililerinden alınan bilgilere göre, 20 ve 24 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen saldırılarda en az 60 kişi yaşamını yitirdi. Bölgedeki güvenlik durumu, sivil halkın güvenliği konusunda ciddi endişeleri beraberinde getirdi.
Saldırıların Detayları ve Kayıplar
Etiyopya Ortodoks Tewahedo Kilisesi’nin kutsal sinodu tarafından yapılan açıklamaya göre, ilk saldırı 20 Ekim tarihinde Merti ilçesine bağlı Angada Kebele Gora Silingo bölgesinde gerçekleşti ve 14 kişi hayatını kaybetti. Hemen ardından, 24 Ekim’de Shirka ilçesine bağlı Tereta, Chole ve Birbo köylerinde düzenlenen ikinci saldırıda ise 46 kişi yaşamını yitirdi. Olaylar neticesinde 20’den fazla kişinin ağır yaralandığı ve bölgedeki 20 evin kundaklandığı bildirildi.
Dünya genelinde yaşanan çatışmalar ve bölgesel istikrarsızlıklar, Ukrayna’nın 70 Milyar Euro’luk Finansman İhtiyacı gibi ekonomik ve siyasi krizleri tetiklerken, Etiyopya’daki bu insani dram da uluslararası kamuoyunun dikkatini çekmeye devam ediyor.
Kilise Yönetiminden “Zulüm” Tepkisi
Kutsal sinod, yaşanan katliamları “vatandaşlarımıza uygulanan son derece trajik bir zulüm ve acı” şeklinde tanımladı. Yapılan açıklamada, bu saldırıların yalnızca bireylerin yaşam hakkını değil, aynı zamanda Etiyopya’nın farklı inanç gruplarının bir arada yaşama geleneğini de hedef aldığı ifade edildi. Kilise yönetimi, anayasal güvence altındaki din özgürlüğünün ağır bir şekilde ihlal edildiğini belirterek saldırıları sert bir dille kınadı.
Devlet kurumlarına çağrıda bulunan kilise yetkilileri, saldırıların kamuoyu önünde açıkça reddedilmesini, sivillerin korunması için güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve olayın sorumlularının en kısa sürede adalet önüne çıkarılmasını talep etti. Bölgedeki güvenlik açıkları, tıpkı DAEŞ operasyonunda olduğu gibi, devletin terör ve şiddet unsurlarına karşı kararlı duruş sergilemesi gerekliliğini bir kez daha gözler önüne seriyor.
Şu ana kadar saldırıların sorumluluğunu üstlenen herhangi bir örgüt veya grup olmadı. Oromia bölgesindeki Arsi Bölgesi’nde yaşanan bu şiddet dalgası, bölgedeki etnik ve dini gerilimlerin tırmanma potansiyeli taşıdığına dair endişeleri artırıyor.



