⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 348
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 12:26
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Istanbul Arabesque Project, kuruluşunun 15. yıl dönümünü özel bir müzik projesiyle taçlandırarak “Resmini Öptüm de Yattım” şarkısını yeniden yorumladı.
- Grup, arabesk müziğin duygusal derinliğini rock ve Batı enstrümanlarıyla harmanlayarak modern bir sound ile dinleyiciye sunuyor.
- 15 yıllık müzikal yolculuğunda arabesk türünün sınırlarını genişletmeyi hedefleyen grup, müzik otoritelerince sağlıklı bir müzikal gelişim sergileyen nadir topluluklardan biri olarak görülüyor.
Arabesk ve rock müzik türlerini özgün bir şekilde harmanlayan Istanbul Arabesque Project, müzik kariyerindeki 15. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Grup, bu özel yıl dönümü kapsamında başlattığı projenin ilk ayağı olarak, 1988 yılında Cengiz Kurtoğlu tarafından seslendirilen ve hafızalara kazınan “Resmini Öptüm de Yattım” adlı eseri yeniden düzenleyerek dijital müzik platformlarında dinleyicilerin beğenisine sundu. Sözleri Aşkın Tuna’ya, bestesi ise Selami Sel’e ait olan bu klasik eser, grubun modern dokunuşlarıyla yeni bir kimlik kazandı.
Arabesk Müziğin Zamansız Gücü
Grubun kurucusu, davulcusu ve prodüktörü Barbaros Akbulut, arabesk müziğin Türkiye’deki yerini ve grubun müzikal vizyonunu değerlendirdi. Akbulut, arabeskin sadece bir dönem müziği olmadığını, farklı kuşakların ilgisiyle sürekli kendini yenileyen, Türkiye’nin en güçlü müzikal türlerinden biri olduğunu vurguladı. Akbulut, “15 yıl önce yola çıkarken amacımız arabeski kendi müzikal dilimizle yorumlamaktı. Bugün gelinen noktada, arabeskin sınırlarını genişletmek ve bu müziğin farklı türlerle buluşabileceğini göstermek bizim için en büyük motivasyon kaynağı,” ifadelerini kullandı.
Müzikal Yaklaşım ve Yenilikçi Sound
Grup üyeleri, 15 yıl boyunca müzikal tarzlarının evrildiğini ancak çıkış noktalarının her zaman “sahicilik” olduğunu belirtiyor. Barbaros Akbulut, şarkıların duygusal omurgasını korurken, soft gitarlar ve nefesli sazlar gibi Batı enstrümanlarıyla zenginleştirilmiş bir atmosfer yarattıklarını ifade etti. Bu yaklaşım, müzik dünyasında tıpkı savunma sanayiinde yerlilik ve ihracat hedefleri gibi, kültürel üretimde de yerli değerlerin modernize edilerek evrensel bir tınıya kavuşturulması çabasıyla paralellik gösteriyor.
Diğer grup üyesi müzisyen Melih Sıtkı Ateş ise arabeskin başarısının arkasındaki temel sebebin “yalınlık” olduğunu savunuyor. Ateş, “Aşk, ayrılık, özlem ve hayata tutunma çabası gibi duygular, insanlık var oldukça baki kalacaktır. Arabesk, bu duyguları dolandırmadan, en saf haliyle anlattığı için her dönem gündemde kalmaya devam ediyor,” dedi. Gruptaki bu değişim süreci, aslında toplumun sanatla kurduğu bağın da bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Grup, 15. yıl projeleri kapsamında önümüzdeki dönemde de sürpriz parçalarla dinleyiciyle buluşmaya devam edecek. Müzikseverler, bildikleri klasikleşmiş şarkıları, bu kez Istanbul Arabesque Project’in farklı tınıları ve yeniden keşfedilen duygusal derinliğiyle dinleme fırsatı bulacak.


