⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 27.10.2026 22:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Yunanistan Başbakanı Karamanlis, Atina’da düzenlenen bir etkinlikte Türkiye ile Libya arasındaki deniz yetki alanları anlaşmasının sonuçlarını değerlendirdi.
- Karamanlis, Türkiye’nin Ege’deki Yunan tezlerini sarsacak kapsamlı bir strateji izlediğini ve Türkiye’nin onayı olmadan Ege’de hiçbir faaliyet yürütülemeyeceğini savundu.
- Yunanistan hükümetine, Türkiye-Libya mutabakatına karşı acil ve somut adımlar atılması yönünde çağrıda bulundu.
Yunanistan’ın 2004-2009 yılları arasında Başbakanlık görevini yürüten Kostas Karamanlis, Doğu Akdeniz ve Ege Denizi’ndeki jeopolitik dengelere ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Atina’da bulunan Savaş Müzesi’nde emekli subaylar için düzenlenen resmi bir etkinlikte konuşan Karamanlis, Türkiye ile Libya arasında 2019 yılında imzalanan Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Anlaşması’nın yarattığı diplomatik baskıya değindi.
Türkiye’nin Ege Stratejisi ve Deniz Yetki Alanları
Libya Temsilciler Meclisi’nin, Türkiye ile imzalanan deniz sınırlandırma anlaşmasını onaylamasının Atina yönetiminde ciddi endişeler yarattığını belirten Karamanlis, Türkiye’nin bölgedeki faaliyetlerinin Yunanistan’ın tezlerini temelden sarstığını ifade etti. Karamanlis, Türkiye’nin Ege Denizi’ndeki mevcut durumu değiştirmeye yönelik çok boyutlu ve kapsamlı bir plan dahilinde hareket ettiğini ileri sürdü. Uluslararası arenada yaşanan jeopolitik gerilimler gibi bölgesel krizlerin deniz sınırlarını da doğrudan etkilediğini vurgulayan eski Başbakan, Yunanistan’ın karşı karşıya olduğu tabloyu net bir şekilde çizdi.
Karamanlis’in konuşmasındaki en çarpıcı nokta ise deniz tabanı üzerindeki hak iddiaları ve altyapı çalışmaları oldu. Yunanistan’ın deniz tabanına kablo döşeme veya benzeri projeler yürütme konusundaki taleplerinin, Türkiye’nin rızası olmadan gerçekleştirilemeyeceğini söyleyen Karamanlis, “Bundan sonra, Türkiye’nin izni olmadan Ege’de hiçbir şey yapamayacağız” diyerek mevcut durumu özetledi. Bu açıklama, Ege’deki deniz yetki alanları tartışmalarında Türkiye’nin belirleyici rolünün altını çizen önemli bir itiraf olarak nitelendirildi.
Hükümete Acil Çağrı: Libya Mutabakatı ve Gelecek Riskleri
Türkiye-Libya mutabakat zaptını Yunanistan’ın ulusal çıkarları açısından “şüphesiz olumsuz bir gelişme” olarak tanımlayan Karamanlis, mevcut hükümetin bu sürece karşı pasif kalmaması gerektiğini savundu. Egemenlik haklarının korunması ve deniz yetki alanlarının savunulması konusunun, tıpkı milli güvenlik ve egemenlik meselelerinde olduğu gibi stratejik bir öncelik olması gerektiğini belirtti. Karamanlis, Yunanistan yönetiminin Türkiye’nin attığı adımlara karşı hızla diplomatik ve teknik bir yol haritası belirlemesi çağrısında bulundu.
Eski Başbakanın bu açıklamaları, Yunanistan iç siyasetinde ve dış politika çevrelerinde deniz yetki alanları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirecek gibi görünüyor. Özellikle Türkiye’nin Libya ile olan iş birliğinin, Doğu Akdeniz’deki enerji ve sınır denklemlerini nasıl değiştireceği konusu, bölgedeki tüm aktörler tarafından yakından takip edilmeye devam ediyor.



