⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 04:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Yol-İş Sendikası’nın 13. Olağan Genel Kurulu’nda önemli açıklamalarda bulundu.
- Atalay; belediyeler, AHBAP ve çeşitli fonlarla ilgili yürütülen soruşturmaların şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklanması gerektiğini vurguladı.
- Konuşmasında taşeron işçi sayısındaki artışa, kamu hizmetlerinin özelleştirilmesine ve yolsuzlukla mücadelede siyasi tarafsızlığa dikkat çekti.
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay, Yol-İş Sendikası’nın 13. Olağan Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirilen toplantıda, Türkiye’nin gündemindeki kritik meselelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun da katılım sağladığı genel kurulda Atalay, toplumsal huzuru ve adaleti etkileyen yolsuzluk iddiaları ile işçi hakları üzerine odaklandı.
Yolsuzluk Soruşturmalarında Şeffaflık Çağrısı
Son dönemde kamuoyunun gündemini meşgul eden belediye, AHBAP ve çeşitli fonlara yönelik soruşturmalara değinen Atalay, bu süreçlerin sonuçlarının net bir şekilde halkla paylaşılması gerektiğini belirtti. Atalay, mevcut durumun emekli hakları gibi temel konuların konuşulmasını engellediğini ifade ederek, “Öyle bir noktaya geldik ki emekliyi konuşacak duruma gelmedik. Bu yanlış iş yapanlar, nerede olursa olsun belediyede, bürokraside veya sendikada fark etmeksizin kamuoyuna ifşa edilmelidir,” dedi.
Yolsuzlukla mücadelenin siyasi bir ayrım gözetmeksizin yapılması gerektiğini savunan Türk-İş lideri, yatırım fonu tasfiyeleri ve diğer mali süreçlerdeki şeffaflığın önemine işaret etti. Atalay, “Senin hırsızın, benim hırsızım demeden bu meselenin üzerine gidilmeli. Meclis ve tüm kurumlar bu konuda kol kola yürümeli,” diyerek adaletin tesisi için ortak hareket çağrısında bulundu.
Taşeron İşçi Sayısı ve Özelleştirme Tartışmaları
İş dünyası ve işçi hakları bağlamında taşeron meselesine de değinen Ergün Atalay, bu konudaki belirsizliklerin gelecekte büyük sorunlar yaratabileceği uyarısını yaptı. Taşeron işçi sayısının 50 bin seviyelerinden 150 binlere yükseldiğini belirten Atalay, bu durumun görmezden gelinmemesi gerektiğini vurguladı. Bu süreçte kamuda eşit işe eşit ücret gibi düzenlemelerin ve iş güvencesinin hayati önem taşıdığını hatırlattı.
Özelleştirme politikalarına da eleştirel yaklaşan Atalay, özellikle köprü ve otoyolların özelleştirilmesine karşı çıktı. Kamu kaynaklarının ve stratejik yatırımların yabancı firmalara devredilmesinin ülke ekonomisine katkı sağlamaktan ziyade kayıp yarattığını savunan Atalay, “Karayolları ve köprüler bizimdir. Bu ülke kazansın istiyorsak, bu tesisleri biz işletmeliyiz. Özelleştirmenin doğru bir yöntem olmadığını düşünüyorum,” ifadelerini kullandı.
Adalet ve Hesap Verilebilirlik Vurgusu
Konuşmasının son bölümünde vicdani ve ahlaki sorumluluklara değinen Atalay, suç işleyenlerin bedelini mutlaka ödemesi gerektiğini söyledi. Bir berberin kendisine “başkanım kelepçe istiyorum” dediğini aktaran Atalay, adaletin gecikmeksizin tecelli etmesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, ekonomik zorluklar yaşayan vatandaşların beklentilerine de değinerek, en düşük emekli aylığı gibi kritik konularda da çözüm bekleyen kitlenin dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade etti.




