⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 355
🕐 Son Güncelleme: 31.10.2026 11:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğün takılarının araç alımı gibi harcamalar için kullanılması durumunda iade şartlarını düzenleyen emsal bir karar verdi.
- Karara göre, ziynet eşyalarının eşe bağışlandığını ispatlayamayan taraf, bu altınların bedelini veya aynen iadesini sağlamakla yükümlü olacak.
- Yüksek Mahkeme, ispat yükünün Türk Medeni Kanunu uyarınca iddiayı ileri süren tarafa ait olduğunu vurguladı.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, boşanma davalarıyla birlikte gündeme gelen ziynet eşyası ihtilaflarına ilişkin kritik bir karara imza attı. Mahkeme, düğünlerde takılan altınların evlilik birliği içerisinde araç alımı veya borç ödeme gibi amaçlarla kullanılması durumunda, bu eşyaların iadesine dair hukuki çerçeveyi netleştirdi. Verilen karar, özellikle düğün takılarının kullanımı konusunda yaşanan uyuşmazlıklarda yol gösterici nitelik taşıyor.
Ziynet Eşyası Davasında İspat Yükümlülüğü
Bir süredir geçimsizlik yaşayan bir çiftin boşanma davası, ziynet eşyalarının akıbeti nedeniyle hukuki bir boyut kazandı. Davacı kadın, evlilik sürecinde kendisine takılan ve araç alımı için kullanılan 7 adet 22 ayar bileziğin yanı sıra 22 adet çeyrek altının da iadesini talep etti. Yerel mahkeme ve Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) süreçlerinde yaşanan görüş ayrılıkları, konunun Yargıtay’a taşınmasıyla son buldu. Toplumsal medeni ilişkiler çerçevesinde şekillenen bu tür davalarda, mülkiyet hakkının korunması temel esas olarak kabul ediliyor.
Yargıtay Kararının Detayları ve Hukuki Dayanak
Dava dosyasını inceleyen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Türk Medeni Kanunu’nun temel ilkelerine dikkat çekti. Mahkeme, taraflardan her birinin dayandığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlü olduğunu hatırlattı. Kararda, ziynet eşyalarının eşe geri verilmemek üzere bağışlandığı iddiasının, bu iddiayı ortaya atan tarafça ispatlanması gerektiği vurgulandı. Yani, bir eş eğer altınların “rızayla ve bağış amacıyla” verildiğini savunuyorsa, bunu somut delillerle kanıtlamak zorundadır.
Olayın detaylarına göre davacı kadın, altınların bir kısmının borç ödemesi ve araç alımı için kullanıldığını, kalan kısmının ise rızası dışında kayınvalidesinin evine götürüldüğünü iddia etmişti. Yargıtay, bu noktada ispat yükünün davalı (erkek) tarafta olduğunu belirterek, altınların bağışlandığı kanıtlanamadığı sürece iade edilmesi gerektiğine hükmetti. Hukuki süreçlerdeki bu tür yeni düzenlemeler ve emsal kararlar, vatandaşların hak arama süreçlerinde büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak Yargıtay, ziynet eşyalarının aynen iadesinin mümkün olmadığı durumlarda, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte bedelinin ödenmesi gerektiğini belirterek adaletin tecellisi noktasında önemli bir duruş sergiledi. Bu karar, düğün takılarının kullanımı konusunda “bağış” iddiasında bulunan eşlerin, elindeki ispat yükünü hafife almaması gerektiğini gösteriyor.




