⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 384
🕐 Son Güncelleme: 02.11.2026 07:05
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Anayasa Mahkemesi’nin ‘süresiz nafaka’ ibaresini iptal etmesinin ardından, Başkan Erdoğan hakkaniyetli bir model için talimat verdi.
- Yeni düzenlemede nafaka süresi belirlenirken sadece evlilik süresi değil; yaş, gelir ve sağlık durumu gibi çoklu kriterler dikkate alınacak.
- Yasal düzenlemenin 30 Haziran 2027 tarihine kadar tamamlanması hedefleniyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türk Medeni Kanunu’ndaki süresiz nafaka uygulamasına ilişkin yeni bir yasal düzenleme yapılması için kapsamlı bir çalışma başlatılması talimatını verdi. Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) aldığı kritik karar sonrası gündeme gelen düzenlemede, toplumsal dengeleri gözeten, kadın ve erkeğin mağduriyet yaşamayacağı hakkaniyetli bir model oluşturulması hedefleniyor.
Anayasa Mahkemesi Kararı Süreci Başlattı
Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihinde verdiği kararla Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etti. Yüksek Mahkeme, bu iptal hükmünün yürürlüğe girmesi için bir geçiş süreci öngörürken, TBMM’ye yeni yasayı hazırlaması için 30 Haziran 2027 tarihine kadar süre tanıdı. Bu süreçte yürütülecek çalışmalar, Türkiye’nin 2 Kasım 2026 Ekonomi ve Siyaset Gündemi içerisindeki en önemli hukuki başlıklarından biri haline geldi.
Başkan Erdoğan, hazırlanan taslakların yeniden ele alınması gerektiğini belirterek, düzenlemenin yalnızca belirli kesimlerin beklentilerine göre değil, toplumun tüm katmanlarını kapsayacak şekilde geniş bir perspektifle hazırlanmasını istedi. Çalışmalar kapsamında kadın dernekleri, hukukçular, akademisyenler ve aile mahkemesi hâkimlerinin görüşlerine başvurulması planlanıyor.
Yeni Nafaka Modelinde Hangi Kriterler Yer Alacak?
Daha önce gündeme gelen ve nafaka süresini doğrudan evlilik süresiyle ilişkilendiren formül, çeşitli mağduriyet riskleri nedeniyle revize ediliyor. Eski taslakta, 10 yıla kadar süren evliliklerde 5 yıl, 10 yılı aşan evliliklerde ise evlilik süresinin yarısı kadar nafaka ödenmesi öngörülüyordu. Ancak yeni dönemde bu yaklaşım yerini daha dinamik bir modele bırakacak.
Yeni geliştirilecek modelde nafaka süresinin belirlenmesinde şu kriterlerin bir arada değerlendirilmesi bekleniyor:
- Tarafların mevcut yaş durumu,
- Sağlık koşulları ve fiziksel yeterlilikler,
- Çalışma imkânı ve mesleki yetkinlik,
- Gelir düzeyi ve ekonomik güç,
- Boşanma sonrası değişen ekonomik koşullar.
Toplumsal güvenliğin ve hukuki istikrarın önem kazandığı bu dönemde, vatandaşların sosyal medyada yapay zeka destekli yeni dolandırıcılık yöntemi gibi dijital risklere karşı dikkatli olması gerektiği gibi, aile hukuku alanındaki bu köklü değişikliğin de yakından takip edilmesi gerekiyor. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın da sürece aktif katkı sunması beklenirken, nihai düzenlemenin aile birliğini ve bireysel hakları koruyacak bir dengede olması amaçlanıyor.




