⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 404
🕐 Son Güncelleme: 05.11.2026 00:50
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Tokat’ın Zile ilçesinde 2015 yılında Çekerek Irmağı üzerindeki HES projelerine karşı yapılan protestolarla ilgili yargılama süreci tamamlandı.
- Mahkeme, 17 kişiyi kamu malına zarar verme ve direnme gibi suçlardan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırdı.
- Davada yargılanan 32 kişi ise toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet suçlamasından beraat etti.
Tokat’ın Zile ilçesinde, 2015 yılında Çekerek Irmağı üzerinde hayata geçirilmek istenen Hidroelektrik Santrali (HES) projelerine ve acele kamulaştırma kararlarına karşı gerçekleştirilen protesto yürüyüşüyle ilgili yargılama süreci 11 yılın ardından sonuçlandı. Mahkeme, eylemlere katılan 17 kişiye çeşitli suçlamalar kapsamında hapis cezası verdi. Kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması, yargılama sürecinin kritik bir aşamaya geldiğini gösterdi.
2015 Yılındaki HES Mücadelesinin Arka Planı
Zile ilçesinde Bayındır Mühendislik tarafından planlanan 3 farklı HES projesi, bölgedeki 9 köyün yoğun itirazlarıyla karşı karşıya kalmıştı. Mücadelenin en hareketli dönemi, 15 Mart 2015 tarihinde Yapalak köyünde yaklaşık 2 bin kişinin katılımıyla düzenlenen protesto yürüyüşü oldu. O dönemde jandarma ve polisin yürüyüşçülere biber gazıyla müdahale etmesi, olayların büyümesine neden olmuştu. Bu tür çevre mücadeleleri, Avrupa’da 603 baraj ve nehir engeli kaldırılarak akış sağlandı örneğinde olduğu gibi, ekosistemi koruma bilincinin yerel düzeydeki yansıması olarak kayıtlara geçti.
Eylemlerin ardından dönemin siyasi otoriteleri tarafından sert açıklamalar yapılmış, eylemciler “kaos çıkarmakla” suçlanmıştı. 56 kişi hakkında başlatılan 7 ayrı soruşturma, tam 11 yıl boyunca hukuki bir labirentte devam etti.
Mahkeme Kararı: 17 Kişiye Hapis Cezası
Davanın 45. celsesinde mahkeme heyeti nihai kararını açıkladı. Yapılan yargılama sonucunda 17 sanık; “Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mala zarar verme”, “Görevi yaptırmamak için direnme”, “İş ve çalışma hürriyetini ihlal” ve “Mala zarar verme” suçlarından toplamda 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezasına çarptırıldı. Öte yandan, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet suçlamasıyla yargılanan 32 kişi ise beraat ederek adaletten yararlandı.
Kamulaştırma Süreçleri ve Hukuki Tartışmalar
Dava sürecindeki en dikkat çekici noktalardan biri, protestolara temel teşkil eden acele kamulaştırma kararının aslında eylemlerden kısa bir süre sonra iptal edilmiş olmasıydı. Yapalak Köyü Muhtarı Bayram Sayan’ın Danıştay’a yaptığı başvurular ve şirketin proje değişikliğine gitmesi üzerine, Maliye Bakanlığı kamulaştırma kararını iptal etmişti. Ancak bu durum, yargılamanın seyrini ve sanıkların durumunu değiştirmeye yetmedi. Bölgedeki mülkiyet hakları ve kamulaştırma kararları üzerindeki hukuki tartışmalar, yerel halkın gündemindeki yerini koruyor.
Bölge sakinleri ve çevre savunucuları, belediye yönetimlerinin eylem dönemindeki tutumlarını eleştirmeye devam ediyor. Özellikle yerel yönetimlerin halkın hak arama mücadelesinde hangi tarafta durması gerektiği konusu, Zile’de hala sıcak bir tartışma konusu olmaya devam ediyor.




