⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 397
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 07:27
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY), İsrail’i bağlayacak Great Sea Interconnector (GSI) elektrik kablosu projesi için NAVTEX yayımladı.
- Türkiye, araştırma sahasının bir bölümünün BM’ye bildirilen Türk kıta sahanlığı içinde kaldığını belirterek karşı NAVTEX ilan etti.
- Dışişleri Bakanlığı, uluslararası deniz hukuku gereği Türkiye’den izin alınması gerektiğini ve egemenlik haklarının korunacağını vurguladı.
Doğu Akdeniz bölgesinde Ankara ile Atina arasında gerilime neden olan elektrik kablosu projesinde sular yeniden ısındı. Yunanistan’ı Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) üzerinden İsrail’e bağlamayı hedefleyen Great Sea Interconnector (GSI) projesi kapsamında deniz çalışmalarının başlaması beklenirken, taraflar karşılıklı NAVTEX (denizcilik duyurusu) hamleleriyle karşı karşıya geldi. Uzmanlar, bu gelişmelerin bölgesel ve uluslararası denge açısından yakından takip edildiğini belirtiyor.
NAVTEX Savaşları ve Kriterler
Bir haftadır Girit’in Kandiye Limanı’nda bekleyen Fransız bayraklı “Abeille Marengo” isimli geminin ilk etapta Yunan karasularında faaliyet göstereceği bildirildi. Yunanistan cephesinde başbakanlık ile dışişleri ve savunma bakanlıkları yüksek alarma geçerken, Ankara anında hukuki ve diplomatik adımlar attı. Türkiye, ilgili araştırma sahasının kendi kıta sahanlığında kaldığını belirten karşı bir NAVTEX yayımlayarak duruma sert tepki gösterdi.
Yayınlanan karşı duyuruda, araştırma sahasının bir kısmının 18 Mart 2020 tarihinde Birleşmiş Milletler’e (BM) resmi olarak bildirilen Türk kıta sahanlığı sınırları içerisinde yer aldığı net bir şekilde ifade edildi. Türkiye, bu tür projelerin ve deniz yetki alanındaki tüm faaliyetlerin ilgili Türk makamlarıyla koordinasyon ve muvafakat içinde yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Ankara’dan Koordinasyon ve İzin Şartı
Rum Yönetimi’nin hamlelerine karşı da ayrı bir NAVTEX yayımlayan Türk makamları, GKRY’nin tek taraflı iddialarının uluslararası hukuk nezdinde tamamen geçersiz olduğunu yineledi. Açıklamada, söz konusu taleplerin Türkiye tarafından ne geçmişte ne de bugün kabul edildiği, gelecekte de asla kabul edilmeyeceği vurgulandı.
Konuyla ilgili Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada ise Fransız gemisinin yürüteceği faaliyetlerin kıta sahanlığı sınırları dahilindeki kısmı için uluslararası deniz hukuku kuralları uyarınca Türkiye’den izin alınması gerektiği hatırlatıldı. Sürecin henüz tamamlanmadığına dikkat çeken bakanlık yetkilileri, egemenlik haklarının korunmasında kararlılığın tam olduğunu, ancak bölgede her zaman iş birliği ve eş güdümü esas alan bir yaklaşımı benimsediklerini ifade ettiler.
Rum Yönetimi’nin Data Kablosu Hamlesi
Yaşanan diplomatik ve hukuki gelişmeler sürerken, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi de Atina ile eş zamanlı olarak yeni bir NAVTEX ilan etti. Rum tarafının duyurusunda, elektrik yerine bu kez data kablosu döşenmesine yönelik çalışmaların hedeflendiği iddia edildi. Ancak Türkiye, bu tür girişimlerin de bölgedeki deniz yetki alanları dengesini değiştiremeyeceğini ve hukuki temelden yoksun olduğunu her fırsatta uluslararası kamuoyuna duyuruyor.




