⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 407
🕐 Son Güncelleme: 07.11.2026 16:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Turkcell, Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen COP31 İklim Zirvesi’ne sektör ortağı olarak katılarak sürdürülebilir teknoloji çözümlerini tanıttı.
- Şirket, “daha fazla bit, daha az watt” mottosuyla dijital altyapıda enerji verimliliği sağlayan stratejik yatırımlarını küresel arenaya taşıdı.
- Turkcell, 2050 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda yenilenebilir enerji kapasitesini artırarak telekomünikasyon sektörüne öncülük etmeyi amaçlıyor.
Türkiye’nin lider iletişim ve teknoloji şirketi Turkcell, sürdürülebilirlik alanındaki öncü uygulamalarını ve dijital dönüşüm vizyonunu, bu yıl Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen COP31 İklim Zirvesi kapsamında uluslararası kamuoyuna sundu. Sektör ortağı olarak zirvede yer alan şirket, teknoloji ve sürdürülebilirliği birleştiren stratejik yaklaşımıyla dikkat çekti.
“Daha Fazla Bit, Daha Az Watt” Vizyonu
Turkcell Genel Müdürü Dr. Ali Taha Koç, zirvede yaptığı konuşmada şirketin iklim değişikliğiyle mücadeledeki temel prensibini “daha fazla bit, daha az watt” olarak tanımladı. Bu yaklaşım, dijital altyapının genişletilmesi sürecinde enerji tüketiminin optimize edilmesini ve karbon ayak izinin minimize edilmesini hedefliyor. Özellikle COP31 İklim Zirvesi Antalya’da sanat ve müzik etkinlikleriyle duyuruluyor olması, etkinliğin toplumsal farkındalık boyutunu da güçlendiriyor.
Dr. Koç, iklim hedeflerine ulaşmanın ancak somut yatırımlarla mümkün olabileceğini belirterek, “Dijital geleceğimizi inşa ederken, çevresel sorumluluklarımızı da en üst düzeyde tutuyoruz. Yapay zeka destekli enerji yönetimi sistemlerimiz ve yenilenebilir enerjiye yaptığımız yatırımlar, sektörümüzdeki yeşil dönüşümün temel taşlarını oluşturuyor” ifadelerini kullandı.
Uluslararası Başarılar ve SBTİ Onayı
Turkcell, telekomünikasyon sektöründe sera gazı azaltım hedefleri Uluslararası Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTİ) tarafından onaylanan Türkiye’deki tek şirket olma unvanını koruyor. Ayrıca, CDP Tedarikçi Katılımı derecelendirmesinde aldığı ‘A’ notu ile tedarik zinciri yönetimindeki başarısını tescilleyen kurum, çevresel sürdürülebilirliği bir iş stratejisi olarak konumlandırıyor.
Şirketin bu vizyonu sadece teknolojiyle sınırlı kalmıyor; toplumsal projelerle de destekleniyor. Örneğin, SGK’dan lösemili çocukların tedavi süreçlerine 7 milyar liralık destek gibi toplumsal refahı önceleyen gelişmeler, sürdürülebilirliğin geniş kapsamlı bir kavram olduğunu kanıtlıyor. Turkcell, dijitalleşmenin sağladığı verimlilik artışını yeşil enerjiyle harmanlayarak, 2050 net sıfır emisyon hedefine emin adımlarla ilerliyor.
Küresel İklim Eylemi İçin İş Birliği
COP31’i iklim eylemini hızlandırmak için kritik bir fırsat olarak değerlendiren şirket yönetimi, teknolojinin iklim krizine çözüm üretmedeki dönüştürücü gücüne inanıyor. Yapay zekâ tabanlı akıllı şebeke sistemleri sayesinde enerji kayıplarını en aza indiren Turkcell, bu deneyimini küresel ölçekte paylaşarak daha temiz bir gelecek inşa etmeyi hedefliyor.
Zirve boyunca düzenlenen panellerde, Türkiye’nin teknoloji alanındaki bu yeşil dönüşüm hamleleri, uluslararası paydaşlar tarafından da ilgiyle takip ediliyor. Şirketin attığı bu adımlar, sadece bir telekomünikasyon devinin değil, aynı zamanda dijitalleşen bir ekonominin iklim hedefleriyle nasıl uyumlu hale getirilebileceğine dair önemli bir model sunuyor.




