⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 08.11.2026 13:03
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Bir banka şubesinde çalışan personele “ishal olmayın” şeklinde e-posta gönderilmesi ve baskı uygulanması üzerine açılan dava sonuçlandı.
- Yerel mahkemenin banka aleyhine verdiği manevi tazminat kararı, Yargıtay tarafından oy birliğiyle onandı.
- Yargıtay, söz konusu eylemlerin sistematik psikolojik taciz (mobbing) kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti.
Türkiye’de iş hukuku ve çalışan hakları açısından emsal teşkil edecek bir karar Yargıtay tarafından verildi. 13 yıllık bir banka çalışanı, yöneticilerinin kendisine yönelik sistematik baskısı ve onur kırıcı tutumları nedeniyle açtığı davayı kazandı. Çalışanın tuvalet ihtiyacını gidermesine dahi müdahale edilerek “ishal olmayın” şeklinde e-posta gönderilmesi, yargı tarafından “mobbing” olarak tanımlandı.
Sistematik Baskı ve Onur Kırıcı Tutum
Olay, bir banka şubesinde çalışan personelin, yöneticileri tarafından sürekli olarak baskı altına alınmasıyla başladı. Özellikle fizyolojik ihtiyaçların kısıtlanması ve bu durumun e-posta yoluyla “ishal olmayın” gibi ifadelerle dile getirilmesi, çalışan üzerinde ciddi bir psikolojik baskı oluşturdu. Durumu üst yönetime bildirmesine rağmen herhangi bir iyileştirme göremeyen ve aksine işten çıkarılan çalışan, yaşadığı mağduriyet için hukuk yoluna başvurdu.
Mahkeme süreci boyunca sunulan deliller, yöneticilerin tutumunun sadece kişisel bir tartışma değil, sistematik bir psikolojik taciz olduğunu ortaya koydu. İş dünyasında verimlilik odaklı yönetim anlayışının, insan onurunu zedeleyecek boyutlara ulaşmasının hukuki karşılığı ağır oldu. Benzer şekilde, iş hayatındaki çalışma koşulları ve İzmir’de kadın çalışanların hayallerini gerçekleştiren iş veren gibi olumlu örneklerin aksine, bu vaka kötü yönetim anlayışının somut bir örneği olarak kayıtlara geçti.
Yargıtay Kararı: Mobbing Tescillendi
Yerel mahkemenin banka aleyhine verdiği manevi tazminat kararı, Yargıtay tarafından incelendi. Yüksek mahkeme, çalışanın maruz kaldığı eylemlerin işyerinde huzuru bozduğunu ve kişilik haklarına saldırı teşkil ettiğini belirterek kararı oy birliğiyle onadı. Bu karar, işverenlerin çalışanlarına karşı tutumlarında “yönetim hakkı” ile “kişilik hakları” arasındaki sınırı ihlal etmemeleri gerektiğini bir kez daha hatırlattı.
İş Hukukunda Mobbingin Yeri
Hukuk uzmanları, bu kararın mobbing davalarında önemli bir eşik olduğunu belirtiyor. Sadece fiziksel şiddetin değil, psikolojik baskı ve onur kırıcı söylemlerin de tazminat gerektiren bir suç teşkil ettiği vurgulanıyor. Türkiye’de çalışma hayatına dair yıl sonu itibarıyla kredi kartı puanlarının silinme riski uyarısı gibi tüketici haklarını ilgilendiren konular kadar, çalışanların iş yerindeki temel hakları da kamuoyunun gündeminde kalmaya devam ediyor.
Sonuç olarak, banka yönetimi ve ilgili müdür, personele yönelik sistematik baskıdan dolayı tazminat ödemeye mahkûm edildi. Bu karar, çalışma ortamında saygı ve etik değerlerin korunması gerektiğine dair hukuki bir uyarı niteliği taşıyor.




