⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 14:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- TCMB Başkanı Fatih Karahan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde açıklanan 2027-2029 Orta Vadeli Program (OVP) sonrası enflasyon tahminlerindeki revizyonların gerekçelerini paylaştı.
- Karahan, enflasyon tahminlerindeki güncellemenin küresel arz şokları, jeopolitik riskler ve önceki dönemlerden sarkan etkilerden kaynaklandığını belirtti.
- Savaşın enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 7 puan olduğunu vurgulayan Karahan, para politikasının talebe dayalı alanlarda başarısını koruduğunu ifade etti.
Ankara’da gerçekleştirilen 2027-2029 dönemi Orta Vadeli Program (OVP) tanıtım toplantısının ardından basın mensuplarının karşısına geçen Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadele stratejisine dair kritik açıklamalarda bulundu. Karahan, son enflasyon raporundaki tahmin güncellemelerinin, OVP hedefleriyle tam bir eşgüdüm içinde yapıldığını vurguladı.
Küresel Dinamikler ve Enflasyon Üzerindeki Etkiler
TCMB Başkanı Karahan, enflasyon hedeflerindeki revizyonun sadece teknik bir düzeltme olmadığını, küresel konjonktürde yaşanan değişimlerin bir yansıması olduğunu belirtti. Karahan’ın paylaştığı verilere göre, 2020 yılından bu yana süregelen pandemi, tedarik zinciri aksamaları ve son dönemde yaşanan fiziksel savaşlar, enflasyon üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Başkan, sadece bu yıl yaşanan dışsal şokların enflasyon üzerindeki etkisinin 7 puana yakın olduğunu hesapladıklarını açıkladı.
Bu etkinin enerji maliyetleri, ulaştırma hizmetleri ve gıda fiyatları gibi geniş bir yelpazeye yayıldığını belirten Karahan, “Savaşın getirdiği dinamikler, gübre başta olmak üzere tarımsal girdilerde ve petrokimya ürünlerinde yukarı yönlü baskı yaratıyor,” ifadelerini kullandı. Bu durumun para politikası üzerindeki zorlayıcı etkisine dikkat çeken Karahan, TCMB Başkanı Karahan: Para Politikası Etkisini Gösteriyor vurgusuyla, sıkı para politikasının talebi dengeleme noktasında kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.
“Para Politikası Etkili Olduğunu Kanıtladı”
Enflasyon görünümünde karamsar bir tablo çizmekten kaçınan Karahan, mevcut para politikasının etkileyebildiği alanlarda olumlu sonuçlar alındığını savundu. Özellikle temel mal enflasyonundaki dengelenmeye dikkat çeken Başkan, “Emtea fiyatları ve kurdaki hareketliliğe rağmen, temel mal enflasyonunun daha düşük seyretmesi, talepteki dengelenmenin hedeflerle uyumlu olduğunu gösteriyor” dedi.
Bu noktada, ekonomi yönetiminin OVP hedefleriyle uyum içinde hareket etmesinin önemine değinen Karahan, yönetilen ve yönlendirilen fiyatlarda bundan sonraki süreçte daha güçlü bir koordinasyon mesajı verdi. Ekonomideki bu yapısal dönüşüm çabaları, sadece enflasyonla mücadeleyi değil, aynı zamanda ülkenin makroekonomik istikrarını da hedefliyor. Bölgesel güvenlik ve jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisine yansımaları ise Türkiye ve 7 Ülkeden İsrail’e Tepki: Gazze Planı Barışı Sabote Ediyor başlığında olduğu gibi, dış politikanın ekonomik istikrar üzerindeki dolaylı etkilerini bir kez daha gündeme getiriyor.
Gelecek Dönem İçin Beklentiler
Karahan, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleştiği dönemlerin, sonraki yıllar üzerinde de bir “sarkma etkisi” yarattığını kabul ederek, revizyonların bir kısmının bu geçmiş etkileri temizlemeye yönelik olduğunu belirtti. Önümüzdeki dönemde, küresel arz şoklarının etkisinin azalması ve para politikasının talebi dizginlemeye devam etmesiyle birlikte, enflasyon eğiliminde aşağı yönlü bir ivmelenme bekleniyor.



