Gündem

Tek Adam Rejiminden AKP’liler de Rahatsız: Sistem Çatırdıyor mu?

Türkiye'de tek adam rejiminin 8. yılında AKP'lilerden de sistem eleştirileri yükselmeye başladı. Siyasetin DNA'sını bozan süreç tüm detaylarıyla haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Tek Adam Rejiminden AKP'liler de Rahatsız: Sistem Çatırdıyor mu?
Tek Adam Rejiminden AKP'liler de Rahatsız: Sistem Çatırdıyor mu?
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 08.09.2026 02:13

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • 2017 yılında referandumla kabul edilen tek adam rejiminin sekizinci yılında, iktidar kanadından ve AKP’lilerden sistemin tıkanıklığına dair eleştiriler gelmeye başladı.
  • Yüzde 50+1 kuralı nedeniyle küçük partilere ve ittifak pazarlıklarına mecbur kalan iktidar bloğu, parti aidiyetlerinin zedelendiğini ve siyasetin curcunaya döndüğünü tartışıyor.
  • Ekonomik kriz ve oylardaki erimeyle birlikte iktidar cephesinin seçim yasasını değiştirmek ve mevcut sistemi yeniden masaya yatırmak için yollar aradığı belirtiliyor.

Ankara, Türkiye — Türkiye siyaset tarihinin en radikal yapısal dönüşümlerinden biri olan tek adam rejimi, yürürlüğe girdiği günden bu yana tartışmaların odağında yer almayı sürdürüyor. Rejimin değiştirildiği ilk yıllarda büyük bir coşku ve “Türkiye uçacak” sloganlarıyla destek veren iktidar kanadından, aradan geçen sekiz yılın ardından şaşırtıcı itiraflar ve rahatsızlık sesleri yükselmeye başladı.

Siyaset kulislerinde konuşulanlara göre, geçmişte rejimin en ateşli savunuculuğunu yapan isimler dahi şimdilerde kapalı kapılar ardında, açık platformlarda ise çekinceli bir dille sistemin Türk siyasetinin DNA’sını bozduğunu ifade ediyor. Evdeki hesabın Saray’daki çarşıya uymadığı bu süreçte, yaşanan gelişmeler geniş bir memnuniyetsizliği beraberinde getirdi.

Yüzde 50+1 Kuralı Sistemi Tıkadı mı?

2017 yılında kurgulanan ve “artık koalisyonlar devri kapanıyor, ülkeyi yüzde 50+1’i alan yönetecek” argümanıyla savunulan yeni sistem, pratikte beklenmeyen sonuçlar doğurdu. Ülkeyi onlarca yıldır tek başına yöneten iktidar partisi, oylardaki erimeyle birlikte iktidarda kalabilmek için alanı genişletmek ve daha önce yan yana gelmesi imkansız görülen yüzde 1 hatta yüzde 0,1’lik partilerle bile ittifak kurmak zorunda kaldı.

Bu zorunlu evlilikler; parti programlarını, ideolojik tutarlılığı ve parti aidiyetini tamamen rafa kaldırdı. Siyaset adeta bir “curcuna ittifakına” dönüşürken, milletvekili ve belediye başkanı transferleri sistemin vazgeçilmez bir parçası haline geldi. Tıpkı geçmişte eleştirilen siyasi pazarlıkların günümüzdeki en sert örnekleri gibi, yüzde bir oyu olan yapılar kilit rol oynamaya başladı.

Ekonomik Kriz ve Siyasi Curcuna

Tek adam rejiminin getirdiği karar alma mekanizmaları, Türkiye’yi tarihinin en derin ekonomik krizlerinden biriyle baş başa bıraktı. Ekonomik daralma doğrudan sandığa yansırken, iktidar cephesi bu kez farklı arayışlara yöneldi. Vatandaşların ve ülkenin gündeminde Bağ-Kur 7200 gün düzenlemesi gibi sosyal ve ekonomik hak talepleri yer alırken, siyaset sahnesi tamamen ittifak matematiğine kilitlenmiş durumda.

Öte yandan, dış politikadaki gelişmeler ve küresel çapta yankı uyandıran Almanya seçimlerinde AfD depremi ve Moskova-Washington hattı gibi kritik eşikler, Türkiye’deki iç siyasi tartışmaların gölgesinde kalıyor. Ancak içerideki bu yönetim modelinin sürdürülemez olduğu gerçeği, bizzat sistemin mimarlarını ve ortaklarını da rahatsız ediyor.

Seçim Yasası Değişikliği Gündemde mi?

Gelinen noktada şikayetlerin artması, iktidar kanadında yeni bir hazırlığın sinyallerini veriyor. Sistemden duyulan rahatsızlığın “Bu rejim böyle yürümez” fısıltılarına dönüştüğü, hatta önümüzdeki dönemde seçim yasasında yeni değişiklikler yapılması için yollar arandığı ifade ediliyor. Siyasetin doğasını değiştiren bu sekiz yıllık tecrübe, önümüzdeki seçimlere giden süreçte daha büyük ve sert tartışmaların yaşanacağının sinyalini veriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr