⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 405
🕐 Son Güncelleme: 26.10.2026 06:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Biyokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşamın (longevity) anahtarının beslenme zamanlaması olduğunu belirtti.
- Vücudun sirkadiyen ritminin bozulmasının hızlı yaşlanma, kilo alımı ve çeşitli hastalıklara davetiye çıkardığı vurgulandı.
- Uzman, hücresel temizliği başlatmak ve yaşlanmayı yavaşlatmak için akşam saat 17.00’den sonra yemek yemeyi bırakmayı öneriyor.
Biyokimya uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı ve uzun bir yaşam sürmek isteyenler için kritik önem taşıyan sirkadiyen beslenme modelini paylaştı. Uzun yaşam (longevity) kavramının merkezinde yer alan zamanlama stratejileri, sadece ne yendiğiyle değil, ne zaman yendiğiyle de doğrudan ilişkili. Dr. Çoruhlu, vücudun biyolojik saatiyle uyumlu hareket etmemenin, yaşlanma sürecini hızlandıran en temel faktörlerden biri olduğunu ifade etti.
Sirkadiyen Ritim ve Vücudun Doğal Navigasyonu
İnsan vücudunun 24 saatlik bir biyolojik ritme sahip olduğunu belirten Çoruhlu, bu ritmin uykudan hormon salınımına kadar tüm fonksiyonları yönettiğini belirtti. Vücudun ışığa duyarlı bir sistem olduğunu vurgulayan uzman, güneş ışığının dalga boyu ve açısının vücut tarafından bir rehber gibi okunduğunu ifade etti. Dr. Çoruhlu bu durumu “Sirkadiyen GPS” olarak adlandırıyor. Tıpkı geçmiş yüzyıllarda denizcilerin rotalarını belirlemek için kullandığı boylam çözümü gibi, vücudumuz da günün saatini güneşin konumuna göre belirleyerek hayati fonksiyonlarını düzenliyor.
mTOR ve AMPK: Hücredeki İki Temel Düğme
Yaşlanma sürecini kontrol eden iki ana biyolojik mekanizmanın bulunduğunu kaydeden Çoruhlu, bu mekanizmaları “büyüme” ve “temizlik” düğmeleri olarak tanımladı. mTOR düğmesi, vücutta besin (protein, yağ, karbonhidrat) olduğunda devreye girerek hücre büyümesini ve kas onarımını sağlar. Ancak 40 yaşından sonra bu düğmenin kontrolsüz çalışması, yaşlanmayı tetikleyebilir.
Diğer tarafta ise AMPK düğmesi yer alıyor. AMPK, vücutta malzeme azaldığında devreye giren bir “gençlik düğmesi” işlevi görüyor. Bu mekanizma, hücrelerin kendi kendini temizlediği ve yenilediği otofaji sürecini başlatıyor. Vücudun bu dengesinin bozulması, sadece metabolik sorunlara değil, kırık kalp sendromu gibi ciddi sağlık durumlarına da zemin hazırlayabilir. Bu nedenle, beslenme saatlerinin bu iki düğmeyi doğru yönetmek adına stratejik olması gerekiyor.
Neden Saat 17.00’de Yemeği Kesmelisiniz?
Modern yaşam tarzının en büyük hatalarından biri, vücudun depolama moduna geçtiği saatlerde yüksek kalorili öğünler tüketmektir. Dr. Çoruhlu, doğal döngünün güneşin batışıyla birlikte açlığın başlaması gerektiğini hatırlatarak, “17.00’de yemeği kesin” tavsiyesinde bulunuyor.
Gece geç saatlerde yemek yendiğinde, vücut hareket halinde olmadığı için gelen besinleri enerjiye dönüştürmek yerine yağ olarak depolamaya meyilli oluyor. Gündüz alınan proteinler kas onarımına (mTOR kontrolünde) hizmet ederken, gece alınan kaloriler doğrudan kilo artışına neden oluyor. Sağlıklı bir ömür için sirkadiyen oruç prensibiyle, gün ışığına paralel bir beslenme düzeni oluşturulması kritik önem taşıyor.



